Reklam
Reklam
DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

[email protected]

VAKIF MEDENİYETİ...

16 Ocak 2023 - 00:01

Vakıf kelimesinin  durmak, durdurmak, alıkoymak gibi anlamları bulunmaktadır.Terim olarak anlamı ise;Bir malın sahibi tarafından, dini, içtimai ve hayır yapma  gayesine tahsis edilmesi demektir. Bir hizmetin gelecekte de yapılması, sürdürülmesi, belirli koşullar ve resmi bir işlemle bırakılan gelir, para yada mülktür. Bir malın, Cenabı Hakk'ın mülkü hükmünde olmak üzere kıyamete kadar kulların yarar ve istifadesine sunulmasıdır. Mallarını Allah rızası için vakfeden, hayatları boyunca muhtaç kimselerin,yüzlerindeki tebessümlerle huzur içinde yaşayacakları, öldükten sonra da vakıfları sayesinde sevap kazanmayı sürdürdükleri yerlerdir. Vakıf yardımlaşmanın kurumsallaşmış halidir.

Vakıflar; a-mahiyetleri bakımından, b-Mülkiyetleri bakımından, c-İdareleri bakımından ve kullanım şekilleri bakımından bölümlere ayrılır. Dernekler  en az yedi kişi ile kurulabilirken Vakıf tek kişi ile kurulabilen mal topluluğu olarak tanımlanır. Vakıf  resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufta (vasiyetle) kurulabilir. Vakıfların denetimini; Vakıflar Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.Vakıf ya kendiliğinden kapanır son bulur, yada mahkeme kararıyla kapatılır.

   İnsanlık tarihinde ilk vakıf Kabe'dir. İnsanlık tarihi araştırıldığında birçok kavimler vakıf düzeyinde olmasa da benzeri hizmetleri uygulamışlardır. İslam Tarihinde Hz Peygamber(s.a.v) zamanında vakıf medeniyetinin temelleri atılmıştır. Hz.Ömer'in hayır yapmak istediği bir arazi ile ilgili peygamberimizden tavsiye  arzu etmesi, Onunda Vakıf şeklini tavsiye etmesi üzerine,İslam medeniyetinin temel taşlarından biri olan Vakıf geleneğini oluşturmuştur. Hz Ömer'e; Dilersen aslını vakfet, mahsulünü sadaka olarak dağıt buyurdu. Hazreti Ömer'de bahçesini aslının satılmaması,hibe edilmemesi ve miras bırakılmaması şartıyla fakirlere,akrabalarına kölelere,Allah yolundakilere ve yolculara tasadduk etmiştir. İslam Tarihinde resmi olarak kurulan ilk vakıf;706 yılında Emevi Devleti halifesi Abdülmelik oğlu Velid tarafından başkent Şam'da yaptırılan "Ümeyye Camii" için kurulmuştur. Dolayısıyla vakıf kelimesi,8.Yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. Selçuklu ve özellikle Osmanlı döneminde yaşayan tüm canlıları ve doğayı ilgilendiren vakıf kurmuşlardır. Halen Türk milleti ve Devleti olarak bu vakıfların bir çoğu kendi kulvarında  hizmet etmeye devam etmektedir. Örnek verilmesi gerekirse, Ordunun donatımına yardımcı olma, fakir ve yoksullara barınma ve aş sağlama, Hasta bakımı ve hastane kurma, Öğrenci yetişmesine ve ilim sahibi olmasına yardımcı olma, İbadethaneleri inşa etme,bakım ve onarımını üstlenme,Kervansaraylar yaparak dinlenme ve istirahat yerleri açmak ve bakımını yapma,Kamu tesislerini, bakım ve onarımını üstlenme, İçme suyu temini sağlama,Hayvanları koruma,Doğayı koruma,Spor  faaliyetlerinin sıhhatli bir şekilde devam etmesini sağlama, muhacir ve göçmenlere yardım etme gibi daha pek çok vakıf   örneklerine rastlanmaktadır.Her türlü hayır kutsaldır.Bunun yanında Allah Resulü;"Sadakaların en faziletlisi su içirmek ve su hayrı yapmaktır."der. Son zamanlarda  ülkemiz Vakıf ve İnfak kurumları ile yeryüzünde küresel bir iyilik hareketi başlatmıştır.

  Vakıflar; Malın sadece zenginler arasında dolaşımını engelleyen, onlardan fakirlerin de istifadesini sağlayan hayır işlerinin kurumsallaşması demektir. Hazreti Peygamber, ashabını vakfa teşviki ve ashabı ile birlikte çeşitli şekillerde vakıfta bulunarak kendilerinden sonraki nesillere örnek olmalarının yolu açılmıştır.Vakıf Malı kutsaldır,dokunulmazdır.Vakfiyeleri kendi zimmetine geçirenler,amacı dışında kullananlar ilahi azaba müstehak olacaklardır. Kamuya ve millete ait taşınmazlar dahil her türlü kullanım araçları bir nevi vakıf özelliği taşıdığından, hassas davranılmalıdır. Tüm toplumun hakkı olduğu bilinmelidir.Hor kullanılmamalı,israf edilmemeli, çalıp çırpmamalı,aldığını hak ettirmelidir. Diğer halde yapılan her zerre miktarı şer ve yanlışın hesabı milyonlarca insanın hakkı tek tek sorulacağını ve  helalleşmek gerektiğini unutmayalım. Vakıf olan yerlere hak ettiği para verilmeli, vakıf malları gasp edilmemelidir. Hizmet edenler ve yönetenler çok hassas davranmalıdır.
 Yüce Allah(c.c)"Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarf edenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol Yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol Yağmur yağmasa bile,bir çisenti  düşer (de yine ürün verir).Allah, yaptıklarınızı görmektedir. "(Bakara 2/265) Hayır sahiplerine mükafatı ayetinde bildirmektedir. Vakfın asıl amacı gelir ve servet  dağılımına katkıda bulunmak, Devletin ekonomik yükünü azaltmak, istihdamı artırmak gibi sosyal ve ekonomik faaliyetler sağlamaktır.
    Allah Resulü;" insan ölünce şu üçü dışında amelleri sayesinde elde ettiği sevap kesilir bunlar;Sadaka-i cariye, (faydası kesintisiz devam eden iyilik,) kendisinden  faydalanılan ilim, arkasından dua eden hayırlı bir evlat" buyurmuştur.
   Sizlere tarihten çok hoş bir hikaye anlatmak istiyorum.Vakfetmek her insanın isteği ve duası olması gerektiğine dair bir örnektir. İstanbul'un Fatih ilçesinde Sanki Yedim isminde bir cami  vardır.Osmanlı döneminde bir Müslüman bu dünyada bir dikili ağacım bir hayrım olsa diye devamlı dua edermiş.Ancak yapacak ne parası, nede bir geliri varmış. Düşünür ve karar verir. Her yaptığı alışverişte, şu kaç para der sorar  alacağını almaz fakat parasını sanki yedim, sanki giydim diyerek vereceği parayı kumbaraya atarmış. Yıllar sonra sanki yedim diyerek topladığı parayla bu camiyi yaptırmış ve ismini Sanki Yedim Camisi koyarak örnek olacak şekilde vakıf medeniyetine hizmet etmiş ve Sadaka-i cariye defterini kıyamete kadar açık tutmuştur.

     Vakıf duası: Her kimse ki;Vakıfların bekasına özen ve gelirlerinin artırılma sına itina gösterirse, bağışlayıcı olan  Allah'ın huzurunda ameli güzel ve makbul olup,mükafatı sayılamayacak kadar çok olsun. Dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin.
  Değerli okur kardeşlerim.! Allah cümlemize sadaka-i Cariye defteri kıyamete kadar kapanmayacak eser bırakmayı nasip eylesin duası ve temennisiyle… Selamette kalın.
 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Süleyman Ege
    8 ay önce
    Güzel bilgiler için teşekkür ederiz.
  • Hayrettin Tanık
    8 ay önce
    Vakıf duası: Her kimse ki;Vakıfların bekasına özen ve gelirlerinin artırılma sına itina gösterirse, bağışlayıcı olan Allah'ın huzurunda ameli güzel ve makbul olup,mükafatı sayılamayacak kadar çok olsun. Dünya üzüntülerinden korunsun ve muhafaza edilsin. ***İN ***İN ***İN Allah razı olsun hocam hayırlı günler