DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

[email protected]

ALLAHA GÜVEN, SA'YE SARIL, HİKMETE RAM OL, YOL VARSA BUDUR, BİLMİYORUM BAŞKA ÇIKAR YOL.

20 Mayıs 2024 - 00:00

  İslam Alimi ve ünlü matematikçi Ömer  Hayyam der ki;”Niceleri geldi, neler istediler, sonunda dünyayı bırakıp gittiler. Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi? O gidenler de hep senin gibiydiler.” Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy:” Allah’a güven sa’ye ( gölge,himaye) sarıl,  hikmet (ilim ve akılla gerçeği bulma)’e    ram ol(Hükmü altına girmek boyun eğmek) yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol.” veciz sözünde, Allah’a kul olmaktan, ona boyun eğmekten  başka gerçeğin olmadığını ne güzel beyân etmiştir. Her şey açık ve seçik iken insanların başka yol ve fitnelerden medet umması, bir yardımcı araması ne gariptir değil mi? Emek vermeden, çaba göstermeden hiçbir şeyin karşılığı olmayacağını bilmek gerekir. İman herkese nasip olmaya biliyor. Allah kulunun kendi iradesine bırakarak özgürce kendisine yönelenlere kalbinin iman penceresini açanlara seher yeli estirerek imanın lezzetini nasip ediyor. Bu nedenle inandığına güvenmek, çalışarak gayret etmek, takdirine razı olup boyun eğmek gerekiyor. İçtenlikle ve samimiyetle istemek ve Ondan gelene razı olmak gerekiyor. Enaniyeti bir tarafa bırakarak yol almak gerekiyor. İman denizinde yol aldığımızı zannedip  ihmallerimizi sürekli çoğaltarak  devam edersek, doğru yoldan sapacağımızı  bilmemiz gerekiyor.

Yüce Allah’ın Hucurat suresi 14.ayetini ile kendimizi hesaba çekmemiz gerekiyor. Ayet şöyle der;”Bedeviler ‘inandık’ dediler. Deki :İnanmadınız ama İslam olduk deyin. İnanç henüz gönüllerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve  peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiç birşey eksilmez. Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir.”  Bazen insanlar Müslüman göründüğü halde gerçek manada iman etmemiş olabiliyor. Kuşku ve tereddüt, acaba mı? ki! düşünceler imanın getirdiği ruhi mutmainlikten uzaklaştıra biliyor. İnandığına sımsıkı sarılıp samimi duygularla hareket etmemiz gerekiyor. Önceden bilmiyordu Hz. Musa(a.s) asayı vurunca denizin ayrılacağını. Hz. Yusuf(a.s) bilmiyordu, kuyudan kurtulup Mısır’a Sultan olacağını. Hz. Muhammed (s.a.s) bilmiyordu, Mekke’den çıkarılacağını. Ancak  Rabbine sığınanın hiç yolda kalmayacağını biliyorlardı. Sıratı müstakim yolunda sağa sola yalpalamadan amasız teslim olmak bu yolun ana unsuru olduğunu benimsemek gerekiyor. İnsan davasına, fikrine, zikrine, şükrüne, tevbesine ve inancına sadık olmalıdır. Allah’a olan tevekkülün insana neler kazandıracağını anlamamız açısından şu anlatılan hikaye güzel bir örnek olduğu için siz okur kardeşlerimle paylaşmak istiyorum

    Efsaneleşmiş olan hikaye rivayetlerde şu şekilde anlatılır. Biraz yaşlıca olan Süleyman amca cuma günü evde un kalmayınca eşeğine yüklemiş olduğu buğday dolu çuvalı ile  değirmenin yolunu tutar. Değirmene varınca, çuvalı eşekten indirmeye çalışırken eşek bir anda kaçıverir. Çuvalı değirmende uygun bir yere koyuncaya kadar eşek gözden kaybolur. Çevrede ne kadar arsada eşeği bulamaz. Ancak bir sorun vardır o gün cumadır. Cuma namazına gitmesi elzemdir. Vakitte daralmıştır. Kendi kendine der ki,  “Sen nereye gidersen git, ben Rabbimin emrinden çıkmam, doğru Cuma namazına gidiyorum” der ve cuma namazı için uzun mesafede olan köydeki camiye gider. Cuma Vakti gelir ve huşu içinde ibadetini yapar. Cumadan sonra eşeği tekrar arar ancak nafile eşek hala yoktur. Tarlaya gitse eşek lazımdır. Un için zaten yine eşek lazım.“Ben şimdilik eve gidip biraz dinleneyim, sonra çaresine bakar tekrar ararım” diye düşünerek eve döner. Eve yaklaşınca, ahırdan eşek sesi gelir. Eşine seslenerek “Hanım, bu eşeğin burada  ne işi var ” der. O da, “Efendi, bugün ödüm patladı, az kalsın ölüyordum” der ve devam eder.“İri bir köpek eşeği önüne katmış, bir o tarafa, bir bu tarafa, derken ahıra kadar getirdi. Ben de korkudan odanın bir köşesine, saklandım. Pencereden baktım, iri köpek geldiği gibi gitti.”-Süleyman amca “Hanım! bu bizim eşek değil mi?” diye sorar. Hanım da “Evet bizim eşek” diye cevap verir.  Süleyman amca şaşırır ve öylece kala kalır. Hanımı bu arada “Bey, senin karnın açtır. Taze un geldi, ekmek yaptım” deyince, Süleyman amca hayretle “Hanım! un nereden geldi"der. “Sorma bey! Komşumuz değirmene gitmiş, kendi unu yerine bizim unu getirmiş, yanlışlığı anlayınca da unu bize bıraktı. Yani unumuz geldi… Sana bir haberim daha var bey! Bizim komşu bahçesini sulamış ancak kanalı açık unutmuş, bizim bahçe de sulanmış. Süleyman amca, eşinden bunları duyunca ellerini açmış;“Allah’ım ben senin bir emrini yerine getirdim, sen benim üç ihtiyacımı gördün. Sana ne kadar şükretsem azdır ya Rabbi…”Eşek her zaman eşekliğini yapsa bile biz şükür içinde Rabbimizin yoluna gidelim. Bire 10 veren rabbimize sayısız  Hamdü senalar olsun.

   “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana  davul zurna az.” Selam  Dua ve hüsnüniyetle  kalın..
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum