Reklam
Reklam
Reklam
DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

[email protected]

 Çoban Ve Hz. Musa  Hikayesi                

14 Ağustos 2023 - 00:01

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri der ki;Hak, şerleri hayr eyler, Zannetme ki gayr eyler, Arif anı seyreyler, Mevlam görelim neyler, Neylerse güzel eyler. Deme şu niçin şöyle, Yerincedir o öyle, Bak sonunu Seyreyle, Mevla görelim neyler, Neylerse güzel eyler! 

    Hz. Musa bir gün yolda giderken bir çobana rastladı.Çoban hafif yüksek sesle şu şekilde kendi kendine konuşuyordu:"Ey kerem sahibi olan Tanrım, neredesin ki sana kul kurban olayım.Çarığını dikeyim,saçını taraya yım.Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Yüce Rabbim,sana taze süt ikram edeyim. Bütün keçilerim sana kurban olsun."deyip duruyordu.Hz. Musa sordu:"Kiminle konuşuyorsun" Çoban dedi ki:"Yeri göğü yaratan Allah ile konuşuyorum" dedi.Hz. Musa çobanı azarladı:"Yaptıkların yanlıştır! Allah haşa insan mıdır k!. O'na bu şekilde hitap etmek doğru değildir!" dedi.Çobanın dünyası yıkılmıştı! Ne yapacağını bilmeden başını alıp gitti,Çöllere doğru koşmaya başladı.Biraz sonra Hz. Musa'ya Cenab-ı Hak'tan şöyle bir hitap geldi:" Ey Musa senin görevin insanları benden uzaklaştırmak mı, yoksa bana yaklaştırmak mı? Neden o saf kulumuzu bizden ayırdın? Biz söze, dile bakmayız; gönüle ve hale bakarız!"diyordu.Hz. Musa çölün yolunu tutarak çobanı buldu ve müjdeyi verdi. Dilediği gibi Rabbine seslenebileceğini bildirdi. Bunun üzerine çoban sevindi ve çok mutlu oldu. Bu hikaye mesnevide geçmektedir. (Mesnevi, c 2 beyit 1720)

   Müslümanlıkta, Allah anlayışı nasıl olduğu sorusu farklı farklı düşünce lerle cevap bulur. İnsan-Allah ilişki leri bir bakıma buna göre şekil lenir.Her insanın ruh dünyasında farklı tanımlar bulunmaktadır. Allah nasıl bir varlıktır? O,her şeyden yüce, ötelerde, erişilmez bir varlık mıdır? Yoksa yanımızda, yakınımızda, hatta içimizde midir? Kur'an-ı Kerim'de bu her iki anlayışa uygun ayetler vardır. Bunlardan birincisine 'tenzihi' (kusur lardan uzak olma), ikincisine 'teşbihi' görüş denir.Tenzihi anlayışa göre yüce Allah (aşkın) bir varlıktır. Mekandan münezzehtir. O, hatırımıza gelebilecek her şeyden başkadır. Şu ayetler bu görüşü desteklemek tedir: "O'nun benzeri yoktur"(Şura ayet 11)."Hiçbir şey O'na denk değildir" (İhlas suresi/4).Teşbihi bakış açısı ise bize daha yakın, bizimle daha içli dışlı bir Allah tasviri sergiler. O, her yerdedir, bizimle beraberdir."Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir” (Hadid ayet 4)buyurur."Ey Muham med,kullarım beni sorarlarsa bilsinler ki, ben şüphesiz onlara çok yakınım” (Bakara,ayet 186) buyrulur.Yine; Allah  insana" şah damarından daha yakınız."(Kaf suresi ayet 16) "Nereye dönerseniz Allah oradadır."(Bakara, suresi ayet 115) Gönül eri insanlar daha çok ikinci anlayışa yakın olmuşlardır. Onlar teneffüs ettikleri havada, kokladıkları çiçekte, içinde dolaştıkları dünya da, doğada bulu nan harika tasvirlerde hep Allah'ın Mükemmelliğini ve kudretini görmüş lerdir.Bu durum Allah ile içli dışlı olmayı doğurur. O'nu daima yanında, içinde hissetmeyi sağlar."Dağlar ile taşlar ile -Çağırayım Mevlam seni- Seherlerde kuşlar ile-Çağırayım Mevlam seni."diyen Yunus Emre bu anlayışın öncülerindendir. Bu anlayış aynı zamanda Allah'a karşı saygılı olmayı gerektirir.Çünkü O uludur, yücedir.Her yerde ve her şeyde Allah'ın bir eserini, bir tecellisini gören insan, Allah'a olan sevgi ve saygısından dolayı, eşyaya ve varlık lara da sevgi ve şefkatle yaklaşma caktır.Bazı kıymetli insanlar ayak larını uzatıp sere serpe oturmaz. Bu davranışlar hürmete layıktır. Bazen Allah'a gönülden bağlı insanlar fırtınalar kopan ruh halinde diriler. Onlar bazen dıştan görünen ölçüleri kaçırabilirler.Nitekim bizim kültürü müzde  meczup görünümlü insanlara ermiş gözü ile bakılır.Deli değil,onlar velidir diyerek saygı duyulur, hürmet edilir.Onların gönülleri hoş tutulmaya çalışılır.Çobanın böyle dua etmesi belkide bir çok doğru sandıkları mızdan daha makbuldür.Örneğin kabenin içinde kıble aranmaz. Ne tarafa durursan orası kabedir.aç insana açmısın diye sorulmaz. 

 Din insan içindir. İnsanın hem aklı hem de ruhu ve duyguları vardır. Dinin, zahiri bir takım hüküm ve kuralları  vardır.Batıni vecde ulaşma  yönü bulunur.Zahiri olan ahkamlar akla hitab eder. belli sınırları, kaideleri vardır.Fakat ruhi yön ve duygular söz konusu olduğu zaman durum değişir."Hakikat" yoluna yelken açılmış demektir. Bu da Allah için yaptığı her konudan Şuur,feyz ve lezzet alarak yaşanması demektir. Bu iki yön arasında imkan nisbetinde bir denge kurmaya çalışarak yaşamak gerekir. İslamı korumak Allah'a mahsustur. Bu nedenle Müslüman  insanları dinden soğutamaz.İslamı sözle anlatmaktan öte, özünü yaşa yarak   örnek olmakla İslam korunmuş olur.Kendisinide İslamla kurtarmış olur…

Selam ve dua ile kalın…
 

YORUMLAR

  • 1 Yorum