SEVİL KÖSE

SEVİL KÖSE

ZEYTİN KELİMELER
[email protected]

AŞILAMA TEKNİĞİ…

14 Nisan 2026 - 22:16

İnsan inanır ve inanmak ister. Peki her şeye inanır mıyız, özellikle komplo teorilerine mesela. tereyağ yemeyiniz kolesterol yükselir, yumurta yemeyiniz tansiyonuz yükselir. Günde bilmem kaç litre su içiniz zayıflarsınız, günde şu kadar sarımsak tüketirseniz tansiyonuz hiç olmaz.  Pandemi de aşı yaptıranların hepsi kalp krizinden ölüyor. Yağmur yağmıyor dış güçlerin işi, deprem oluyor yeryüzüne sinyaller veriliyor gibi aklımızla oynanan bir çok komplo teorileri var.

Alına bakarsanız, komplo teorilerine inanmak bir kusur veya hata değil, beynimizin özelliğinden kaynaklanıyormuş. ‘’Komplo Teorilerine Neden İnanırız ‘’ adlı bu kitapta böyle yazıyor. Kitabın yazarları Sinan Alper ve Onurcan Yılmaz hemen hemen tüm komplo teorilerini ve bunun yanlışlarını ve doğrularını anlatıyor.

Aşılama Tekniği

Kore savaşı bittikten sonra, esir takasında bazı Amerikan askerleri takasa girmezler, ülkelerine dönmeyi kabul etmezler. Hatta  ,Çin’ vatandaşı olduklarını söylerler. Bunun üzerine Amerika böyle bir şeyin nasıl ve neden olduğunu bulmaya çalışırken. Sosyal psikologlardan bir öneri gelir. Adı ‘’ Aşılama tekniğidir’’ Yani savaşa katılacak askerlere savaşa katılmadan hatta eğitimlerinde
 ‘’Amerikan Değerleri’’ anlatılacaktır, onların ülke için ne kadar değerli oldukları, ülkenin onlar için değerlerini gibi. Amerika hangi değerlerini anlatacaktır o da tartışılır tabi de,şimdi konumuz aşılama tekniği..

Aşılama tekniği buradan yola çıkarak bir çok araştırma yapılıyor. Yani önceden bir argüman üretilmeden ,insanlara bunları  anlatmak. İnsanları komplo teorileriyle karşılaşmadan önce onları bilgilendirmek. Araştırmalar ‘’ olası bir tüberküloz semptomlarını erken evrede tespit edebilmek için ,her yıl göğüs röntgeni çekilmelidir’’ gibi.

Bu durum olası hastalık geldiğinde, gelmeden önceki yapacağı işlemler ve geldikten sonra da ne yaptığını ya da ne yapmadığını bilen bilinçli, bu konuda üretilen, türetilen konulara karşı bilinçli bir insan olmak.

Bu durumda politik olan bir konudan, politik olmayan sağlıkla ilgi bir komplo teorisinde insanların nasıl davranacakları konusunda araştırmalara sebep olmuştur.

Aşılama tekniğini anlatmak için tek tek insanlara ulaşmak lazım gelir. Bu yüzden en iyi aracı sosyal medyadır. Bunları yaparken bir çok çeşitlilikten geçilir. Taklitçilik, Duygusal içerik, Kutuplaştırma, Komplo teorileri, itibar sarsmak, Trolleme. Taklitçilik, uzmanı olmadığı halde, adını sanını bilmediğimiz insanların, o konunun uzamanı gibi gösterilmesi. Duygusal içerik, duygu bazlı konuşmaları daha etkili olduğunu analitik düşünmeye engel olduğunu söyler. Kutuplaşma bile isteye yapılan bir araştırma yöntemi, yani, birini kötü, diğerini melek olduğunu göstererek yanılmaları sağlamak. Komplo teorilerini gizli kötülcül  insanların ya da güçlerin yaptığına inandırmak. İtibarı sarsmak, tartışma yerine o konularda konuşan insanların itibarları sarsmak . Trolleme, kasıtlı olarak kötülemek ve sosyal medyada yok yere mimlenmek.

Peki bizler ne yapmalıyız. Sosyologlar, psikologlar, tolum bilimcileri bu konuda araştırmalar yaparken bize düşen görev nedir ? Madem komplo teorilerine inanmak beynimizin bir kusuru bir hatası  değil de beynimizin bir özelliği ise biz nasıl davranacağız.

Eleştirel düşüneceğiz, buna inananlar da inanmayanlar da elbet olacaktır. COVİD-19  gibi bir hastalık veya buna benzer bir şey yaşadığımızda ,bu konu üzerine yazıp çizilen tüm komplo teorilerinden nasıl kurtulacağız. Tam da burada ‘’ Aşılama tekniği ‘’ giriyor devreye. Zaten bu konuda aşılanmış, öğrenmiş, bilinçlendirilmiş olduğumuz için kaos ortamına girmeye hiç gerek olmayacaktır.

Aşılama tekniğini , hayatımızın her alanında uygulayabilirsek eğer. Gardını önceden almış bir insan olarak ,eleştirel bakış açısıyla, bilinçli, yeniliklere ve öğrenmeye açık insan olarak toplumdaki yerini o kadar korumuş oluruz. Her duyduğumuz yanlış olmadığı gibi, doğru da olmayabilir. Bu iletişim çağında absürd bir komplo teorisiyle karşılaşabilirmiyiz evet karşılaşırız. Körü körüne bir şeye inanmakla, o konuda hiç olmazsa genel bir fikri ya da bilimsel bir bilgisi olan insan bilinçli insandır.

Peki mutluluk aşılanabilirmi...neye göre kime göre. Bunun yerine seçimlerinizi iyi yapın denebilir. Eş, dost, arkadaş, iş, aş gibi ama bunun da bir garantisi yok, yok çünkü insanlar değişebilir.Şöyle düşünmek lazım gelir. Insan etrafındaki yüz insanın ortalamasıdır, gerçek bu işte. Ister aşılanın, ister aşılanmayın, sadece kendi gerçeğinizdir var olan....
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum