Reklam
Reklam
Reklam
DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

[email protected]

SOSYOLOJİNİN LABORATUVARI  TARİHTİR…

13 Kasım 2023 - 00:01

     İnsan ve toplum ilişkilerinin, sosyal davranış ve toplumsal kurumların işleyişlerini inceleyen bilim dalıdır. Sosyoloji, kişileri çevreleyen farklı sosyal yapıların etkilerini;birey ve grupların sosyal çevreyi dönüştürme kapasitelerini inceler. Sosyolojinin ilk öncüsü 14'cü yüzyılda yaşamış olan Müslüman bilim  adamı İbni Haldun dür. Sosyolojinin kurucusu 1839 yılında Fransız  Tarih felsefecisi Auguste Comte ilk defa bu terimi kullanmıştır. 

Tarih;ülkeleri, ulusları, toplumları kuruluşları etkileyen eylemlerden doğan olayları zaman ve yer göstererek anlatan,bu olaylar arasındaki bedensel bağları, bunları, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı  etkilenmeleri her ulusun kurduğu uygarlıkları, ulusların kendi iç sorunlarını ve benzeri konuları inceleyen bir bilim dalıdır.

    Meşhur İngiliz Krallık Başbakanı Churchill'in(1945-55,dönemleri) söylediği 'Tarih tekerrürden ibarettir.' sözü anlamlıdır Dedikleri gibi tarihi planlarını tekrar tekrar kullanıyorlar. Tarihi,son 200 yılını ağırlıklı olarak İngiliz ve Yahudi bilim adamları kaleme aldıkları malumdur.  Özellikle İngilizlerin uyguladıkları böl-yönet politikalarını uyguladıkları her coğrafyada kan ve gözyaşı devam etmektedir. Amerika ve Yahudiler de aynı planı uygulamaktadırlar. Her bölgede ana faktör İngilizler olduğunu bilmek gerekir. Ortalığı karıştırıp, olaya hiç müdahil değilmiş gibi ortalarda görünmemesi ve tarihin her döneminde iyi polis rolünü oynamayı iyi bilmektedirler. Bu nedenle Ortadoğu’yu bölüp hanedanlara taksim ettiği o ülkeler onlardan izinsiz ve bağımsız hareket edemezler. İran ülkesi de Pers politikasını uyguladığı için İngilizlerin dolayısı ile Amerika ve İsrail'in görünmeyen müttefikleridir. Tarihe baktığımızda sürekli Müslüman ülkelerin önüne engel koymuşlar, daima Müslüman devletlerle savaşmışlardır. Müslüman olmayan bir ülke ile savaştığı görülmemiştir. Bu Pers politikası uygulayan İran'a güvenilmemesi gerekmektedir. Avrupalılar tarafından soykırıma uğrayan Yahudiler, yine aynı Yahudiler, Filistin halkına sığınıp misafir olmaları; Bir Filistin’linin ifadesiyle kendi evlerin de 2.5 yıl misafir ettikleri Yahudi bir aile 2.5 yıl sonra ev sahibini çıkartıp evlerini gasp ettiği ve ev sahiplerini öldürmesi gibi Yahudilerin, tamamen Filistin topraklarını böyle gasp ettiğini unutmamak gerekir.

  Kitabımız Kur'an'ın ifadesiyle; "Bu iki grubun durumu, kör ve sağır olan kimse ile gören ve işiten kimsenin durumuna benzer. Bunlar eşit olur mu? Hala ibret almıyor musunuz? (Hud suresi 24) Hitabına baktığımızda ;Siyonist Yahudilerin; Birçok peygamberin uğradığı ve mübarek belde Kudüs ve içindeki Mescid-i Aksa bölgesi dahil Filistin ve Gazze 'de soykırım uygulayan İsrail Yahudilerinin özellikle çocuk ve kadınları yok etmeye ve şehit etmeye başlamasıyla 50 yıldır devam eden işkence, zulüm ve yerinden etme insanlığı vicdanlılar ve vicdansızlar olarak ikiye bölmüştür.Zalimler genellikle sahip çıkılmayan topluluklara zulmettiği bu nedenle, yıllardır Çin Doğu Türkistan'da, Amerika Irak, Suriye ve Vietnam da yaptığı zulmü ve şimdide Filistin halkına daha şiddetli zulüm ve soykırım uygulamaktadırlar. Vicdansızlar narsisttir. Empati yapmaz. Konuşarak konuyu çözmek mümkün değildir. Anladığı dil, aynı dil ile muamele yapmak olmalıdır.Birçok batı ülke liderleri hala barbarlara desteği devam etmektedir. Buna rağmen vicdan sahibi halklar, Yahudilerin bu soykırımına sessiz  kalmayarak sokaklara dökülüp protesto yapmaktadırlar. Müslüman gayri Müslüman her  vicdanlı kendince bir şeyler yapmaktadır. Hatta İsrail devleti kurulmasına karşı olan Yahudilerde dahi bu vahşete karşı yoğun bir protestoya katılmaktadırlar. Müslüman Türk milleti olarak önce insan sonra Müslüman Türk olarak, mali boykottan, diplomatik ilişkiler ve ticari ilişkilerde dahil her yolu inancımız ve vatanımızın geleceği açısından Devlet ve millet olarak boykot tercihini uygulamak zorundayız. Buna sessiz kalmak, veya İsrail'e hak vermek vicdanlara mahkum olmaktır İnsanlığını yitirmiş demektir. 

   Filistin'de İsrail sorunu var ve bu sorun eninde sonunda İsrail'in aleyhine dönecektir. Anti semitizmi (Yahudilere karşı düşmanlık besleme) kendi elleriyle insanlığın öfkesini kazanmış durumdalar .Çocuklar, kadınlar ve mazlumların kanı gelecekte İsrail'in kabusu olacaktır. Hz Musa Turi Sina’ya çıktığında İsrail oğullarını altından yaptığı  buzağıya tapmayı teşvik eden Samiri ve avanesi Hz Musa tarafından dışlanmış ve mübarek beldelere girişleri yasaklamıştır. Bu topluluğun devamı Yahudiliğin şirkleşmiş  yolunu takip etmektedirler (Hz. Üzeyir'in Allah'ın oğlu olduğunu söylemeleri gibi) Siyonizmin temelini  atmışlardır.

   Değerli okur kardeşlerim! Ortadoğu'da dönen dolaplar için, Anadolu irfanında anlatılan şu  hikayeye benzer bir hal olabilir mi? acaba! Hikaye şöyledir. -Koyun sürüsüne sahip olan tecrübeli bir zat sürüye çoban tutar. Hayvanları otlatan çoban son zamanlarda sürüye kurtların sürekli saldırdığını ve her gün bir kaç adet koyuna zarar verdiğini söyler.-Sürü sahibinden buna bir çare bulmasını ister. Sürüde 4 tanede güçlü çoban köpeği bulunmaktadır. Tecrübeli sürü sahibi çobanla beraber sürüyü otlatmaya çıkarlar. Biraz sonra kurtlardan sesler gelmeye başlar. Köpeklerden birisi de havlamaya başlar. Tecrübeli adam çobana-Şu köpeği vur!-der.Çoban-bu en iyi köpek-dese de vurmasını tekrar eder ve çoban o kepeği vurur. Çoban şaşkındır.-Bu en iyi köpeği niçin vurdurdun-deyince; Tecrübeli adam - Bak kurtların sesi kesildi. Çünkü bu köpek kurtlarla anlaşmalı bir şekilde havlıyordu. Onu vurdun. Kurtların sesi kesildi-diyor. Ondan sonra da kurtlar sürüye saldırmaz olmuş sürüde, çobanda  rahatlamıştır. Yazıyı kaleme alırken aklıma geliverdi de ondan !!!  

Selam ve dua ile…






















 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • FATMA ÇETİN KABADAYI
    3 ay önce
    Ne yazacağımı bilemedim Kıymetli Hocam, siz zaten söylenecek olanı söylemiş, hikayenizle de noktayı koymuşsunuz.
  • Ali ceviz
    3 ay önce
    Kalemine sağlık hocam...hikaye çok manidar....