ZAFERLERİN AYI AĞUSTOS… !

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA mehmetceviz69@hotmail.com

   İnsanlık tarihi boyunca birçok devlet ve toplumlarda tarihin akışını değiştirecek Olaylara sahne olmuştur.Her toplum tarihi tecrübelerle elde ettiği kazanımları ile sağlamışlardır. Tarih boyunca her millet  kendi adını vermiş ve karakterini oluşturmuştur.Müslüman Türk milleti bahsini ettiğimiz bu minval üzere tarihleri boyunca ad ve karakter almış, başta kendi tarihleri olmak üzere dünya tarihine silinmeyecek izler bırakmıştır.Hayat tecrübeleri sonucunda üretilen medeniyet unsurları ve insanlık tarihine doğrudan etkileri ile şekillenmiştir.Alman  yazar Fritz Neumark:" Türkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır.Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz."itirafında bulunmuştur.

    Türk boylarının İslamiyet’i  kabulü ve onu bir hayat gayesi olarak benimsemeleri ile birlikte tarih artık Türkler eli ile yazılmaya başlanmıştır. Hz. Peygamber ve Kur’an’ın rehberlik ettiği mümin insan tipi, Türkler eliyle “gazi” ve “alp” olarak biçimlenmiştir. Kazanılan bu ruh Türkleri tarihin en önemli aktörü kılmış ve dünya tarihine yön verecek kudreti onlara bahşetmiştir. Bu ruh ile mayalanan millet, binlerce yıllık tarihine büyük devletler, zaferler ve isimler kazandırmıştır. Bunlardan en dikkat çekici olanı tarihimize “Zafer Ayı” olarak geçen Ağustos ayı içerisinde elde edilen önemli başarılardır.         

   Türkler, Ağustos ayı içerisinde başta 1071 Malazgirt Zaferi olmak üzere, 1473 Otlukbeli Zaferi, 1514 Çaldıran Zaferi, 1516 Mercidabık Zaferi, 1521 Belgrad’ın Fethi, 1526 Mohaç Zaferi, 1571 Kıbrıs’ın Fethi ve 1922 Büyük Taarruz zaferlerini elde etmiş ve hak edilmiş bir isim olarak Ağustos ayına 'Zafer Ayı' ismini kazandırmıştır. Tarihimize şan veren bu zaferlerin hemen hepsi siyasi, sosyal ve ekonomik önemleri bakımından mühim ve değerlidir. Fakat tarihte sebep ve sonuçları bakımından şüphesiz en önemli iki zaferimiz 1071 Malazgirt ve 30 Ağustos Büyük Taarruz’dur. Bilhassa Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun Müslüman Türklere yurt kılınması açısından oldukça önemlidir.Sultan Alparslan, ordusuyla birlikte cuma namazını kıldıktan sonra “Ölürsem kefenim olsun.” dediği beyaz bir elbiseyle askerlerinin karşısına çıktı. Malazgirt Ovası, Rahve mevkiinde meydana gelen savaşı sayıca az olmasına rağmen Türk ordusu büyük bir zafer ile kazandı. Bizans hükümdarı esir olarak alındı.Malazgirt Zaferi, Selçuklu ve Oğuz Türklerinin İslamiyet ile müşerref olduktan sonra İslamiyet ve Türk milleti adına Bizans’a karşı kazandıkları en önemli savaştır. Anadolu’yu artık tamamen yurt kılabilmesidir. Nitekim 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sadece dört sene sonra 1075 yılında Bizans’ın başkenti İstanbul’un hemen yakınında bulunan İznik'te Türkiye Selçuklu Devleti kurulmuştur.Bu da 1453 İstanbul'un fethine zemin hazırlamıştır. Müslüman Türk yurdu kılınan Anadolu üzerine Avrupa’nın var gücü ile donattığı ordulardan müteşekkil Haçlı seferleri düzenlenmiş fakat 1071’de Malazgirt’te vurulan Müslüman Türk mührü bu topraklardan asla silinememiştir.Türk varlığını Anadolu’dan yok etmek için sayısız mücadelelere girişen Haçlı düşüncesi, 1. Dünya Savaşı sonrası, açtığı muhtelif cephelerle Türk topraklarını işgale girişmiştir. Milli şair ve tarihçilerimizin “yedi düvel” olarak nitelendirdiği bu büyük Haçlı ordusu başladığı işgal girişimini başkent Ankara önlerine kadar ilerletmiş ve varlığımızı en derin şekilde tehdit etmişti. Bu topraklardaki yaşam hakkımız gasp edilmek ve mevcudiyetimiz tarih sahnesinden silinmek istenmişti. Kendisine bu topraklarda yaşam hakkı tanımak istenmediği şuurunu idrak eden Anadolu insanı bütün varlığını ortaya koyarak kadim ruhunu ihya ederek Milli Mücadeleyi başlatmıştır. Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde kadın, erkek, yaşlı, genç ve çocuk demeden bütün bireyleri ile Milli Mücadeleyi omuzlamış, tarihte eşi benzeri görülmeyen büyük bir kahramanlık destanı yazmıştır. Asırlardır kanı ile suladığı, medeniyetiyle inşa ve ihya ettiği bu toprakları var gücü ile savunmak ve düşman işgalini nihayetlendirmek için 26 Ağustos 1922 tarihinde Büyük Taarruz’u başlatmış ve 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlandırmıştır.

      Topyekün bir milletin canı, malı ve olanca imanı ile başlattığı bu mücadele ve taarruz zaferle sonuçlanmıştır.Bu kadim millet tarihinde bir kez daha Ağustos ayında büyük bir zafere imza atmıştır.Tekrar tarih sayfalarına ve bütün dünyanın hafızasına Müslüman Türklerin zafer ayı olarak geçmiştir. Vatan şairi Yahya Kemal Beyatlı’nın "Fıtrat değişir sanma,bu kan yine o kandır."düşüncesiyle" Vatan sevgisi İmandandır" hassasiyeti ile Vatan ve millet sevgisi ile ta kalbin derinliklerinde yaşamak dileği ile… Selam ve dua ile kalın…