YA RESULALLAH ! BİR ÇOK İNSAN, SENİ  ANLAMADI, ANLAMADAN GİDECEK…

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA mehmetceviz69@hotmail.com

   Hz. Peygamber(s.a.v) doğduğu günden itibaren gittiği ve bulunduğu her yere bereket ve bolluk getirmiştir.Kibir abidesi Kisra'nın sarayı yıkıldı. Bin yıldır yanan Mecusilerin ateşi söndü. Fitne ve günahların merkezi haline gelen sava gölü kurudu.Ahmet isminde peygamber bekleyenleri,sevindirdi. Süt annesi Halime'nin zayıf ve güçsüz kalmış devesine bindiğinde  güçlenmiş, canlanmış ve kendinden çok önce yola çıkan develere ulaşmış ve onları geçmiştir.Onlarda hayretler içinde kalmıştır.Süt Annesi Halime'nin evindeki tüm nimetler bereketlenerek çoğalmıştır.Bunun yanında yağan yağmurlar bölgeye bereket getirmiştir.Daha gençlik yıllarında;Kabileler hep birlikte Kabe'yi tamir etmiş, ancak kutsal taşı Hacer-ül Esved'i yerine koyma kavgasına girişmişler, bir türlü taşı yerine koyamamışlardı.Kabile Reisleri anlaşarak sabah Kabe'ye ilk gelenin hakemlik yapmasına karar verdiler. Kabe'ye ilk gelen genç olan, herkese iyilik yapan hayırda koşan, yoksulların hamisi, insanların sevdiği Hz. Muhammed geldi. Bunun üzerine kabile reisleri böyle dürüst birinin geldiğine sevindiler. Olayı anlattılar. Hacer-ül Esved'i yerine koymak için hakemlik yapmasını istediler. O'da bundan memnun oldu.Yer bezi istedi. Bezi yere serdirip taşı bezin üzerine koydu. Şimdi her köşesinden bir kabile reisine tutturarak yukarı kaldırttı. Sonra kendi elleriyle Hacer-ül Esvedi yerine koydu. Bu hakemliğinden tüm reisler memnun kalarak şükranlarını sundular.O günden sonra, güvenilir ve emin anlamında 'Muhammed-ül Emin' lakabıyla anılmaya başlandı. Risalet görevi gelinceye kadar ve Risalet görevi boyunca da çevresine   ışık ve nur saçar,bulunduğu ortamlar da mis gibi güzel kokular yayılırdı. Çobanlık yaptı. Ticaret yaptı hep adaletle davranırdı.

   Putperestlerin çırılçıplak Kabe'yi tavaf etmelerinden tiksinirdi. Kendini cebeli Nur dağındaki Hira Mağarasına atar,orada tefekkür eder,insanlığın bu karanlık dünyalarından aydınlığa çıkması için dua ederdi. Zikrederdi. Yine çocukken bu dağda melek Hz Cebrail Allah'ın emriyle göğsünü yarmış cennet suyu dediğimiz zemzem ile yıkamış ve göğsünü genişletmişti. Dünyanın zevk ve sefası için meşgul olmamış, kendinden yaşça büyük Hz. Hatice ile evlenmişti. Evlendiği tüm hanımları yani annelerimizi, korumak kollamak için ve kendilerinden gelen istek üzerine nikahı altına alırdı. Koruyucu ruha sahip biriydi.İnsanlar arasında ayrım asla yapmazdı. Köleliği tamamen reddetmiş, kaldırmıştı.Konuştuğu insanın boyuna göre kendini ayarlar, Konuşurken muhatabın gözünün içine bakardı. Çağrıldığı zaman yüzünü tamamen muhataba çevirirdi. Çocuklarla konuşurken çocuğun boyunca çömelir öyle konuşurdu. Kimden ve hangi dinden olduğuna bakmaksızın cenazelere hürmet eder ayağa kalkardı. Asla kötü düşünmezdi.

  Köpek ölüsünü görüp tiksinen dostlarına, 'köpeğin ne güzel dişleri varmış' diyebilendi.Hayvanları korur. hayvanlara zulmeden, fazla yük yükleyen bakımını yapmayanları uyarır ve azarlardı.Arazide yavrularıyla  birlikte bulunan köpeği, çiğnenmesin diye ordunun yolunu değiştirirdi. Kendisini dünya'ya getiren kadınlara bir mal gibi davranan,Kız çocuğu oldu diye utanç duyan, diri diri toprağa gömen vahşet medeniyetinden kurtarıp,kadına sultanlık payesi veren Oydu.İnsanlar bayram yaparken O şehrin sokaklarında öksüz ve yetimleri sevindirirdi.'Alın teri kurumadan çalışanın hakkını verin' diyen odur. Sağda solda devrimci  aramak yerine en büyük devrimci yine Allah Resulü olduğunu insanlık anlayamadı. Gerçek medeniyet buydu. Allah en büyük mucize olan Kuranı  tebliğ etmesi için gönderdiği peygamberidir.O,Allah'ın habibidir.Biz sizin kardeşiniz değil miyiz diyen sahabelere "Siz benim dostum, onlar ise kardeşimdir.   Siz,görerek inandınız. Onlar görmeden inandılar. Onun için onlar kardeşlerimdir' Onlar dediği yani biz Müslümanların ne halde olacağımızı' derdimizle dertlenen biriydi. İnsanlığın helak olmaması için dua edip, Allah'ın duasını kabul ettiği  peygamberi yedi. Her durumda, Ümmeti ümmeti diye diye ümmetini düşünerek bu dünyadan göçüp gidendi. Annesine, babasına bakmayanlara 'Burnu sürtülsün' diyerek evlatları uyaran kıymetlimizdi. Allah Resulü, Savaşı sevmezdi. Ancak öldürme amacıyla saldıranlara karşı savaş durumuna geçerdi.Yaşlıları, çocukları, din adamı ve öğretmenleri, aman dileyenleri, barış isteyenleri, doğayı ağaç, ve diğer nebatatı savaşlarda zarar görmemeleri için savaş hukukunu yaşatırdı. Yakınlarını ve kendine inananları öldüren, kendisine de zulme edip cefa çektiren Mekke'den çıkaranları, kendisi Mekke’yi fethedince korkudan evlere sığınan Mekkelileri ve ileri gelenleri affedip bağışlayan kendisiydi.  

  Medine vesikası ile insanlık tarihine;farklı din, renk ve ırktan olanları birlikte yaşamalarının anlaşmasını yaparak insanlığa örnek olan yine oydu.Son konuşması Evrensel beyanname olarak bildiğimiz veda hutbesinde;İnsanların eşit olduğunu, renk, ırk din, ayırımı yapmadan hak ve hukukun korunmasını tavsiye eden, faizin, kumarın, zinanın, haram olan ve insanlığı perişan eden tüm ahlaksızlıları yapılmaması için tavsiye efendi.İnsanın; dini aklı nesli,malı ve canın korunması gerektiğini söyleyen kendisiydi.kul haklarının korunmasını isteyen de ta kendisiydi.İnsanlığın  kurtuluşuna  ve huzurlu yaşamasına vesile olacak mükemmel  olan örnekler verebiliriz. İşte böyle bir peygamberin ümmeti olmaktan onur duyar, kendimizi Allah'ın şanslı kullarından olduğumuzu unutmamalıyız Müslümanım dediği halde İslam'dan ve Müslümanlıktan Allah Resulünü uzak tutmaya çalışanlara yazıklar! olsun. Bunlar kıyamet gününde O'nun yüzüne bakabilecekler mi.?Başka dinlerden olan yazar ve düşünürlerin peygamberimiz hakkında söyledikleri objektif övgüler den de mi ibret almıyorlar!!!Allah onlara hidayet versin diyelim. Allah bizleri ahirette onun şefaatine nail eylesin. Allah Resulünün,Her an kapımızı çalıp evimize misafir olacakmış gibi evlerimizi ve hayatımızı ona göre dizayn etmek, tüm yaşamımız boyunca O'nu kılavuz edinerek yaşamak dileğiyle.

  Değerli okur kardeşlerim.! Son olarak peygamberimizin buyurduğu gibi "İslam garip olarak başladığı gibi yine garip olarak dönecektir. Öyleyse ne mutlu o gariplere ''
   Selam ve Dua ile kalın…