MUSA KULA - NEREDEN NEREYE
19 Ağustos 2024 - 10:45
Süleyman Demirel, 40 yaşında Adalet Partisi Genel Başkanı, 41 yaşında başbakanlık koltuğuna oturmuştu.Süleyman Demirel, kendi partisinden bir milletvekilinin "İsmet İnönü"ye karşı eleştirinin dozunu kaçırınca makamına çağırır ve "İsmet İnönü'nün arkasında iki cephede kazanılmış 'Savaş Zaferi' var, senin arkanda bizim terzinin diktiği ceketten başka neyin var?" der.
1977'de Bülent Ecevit, Adana mitingi sonrası parti binasında Adanalı yurttaşlarımızla ülke gündemine değin sohbet ederken, Rahşan Ecevit'in de dahil olduğu bir gurup Yeni Adana Gazetesini ziyarete gider; ziyaret esnasında Ecevitler'e Adanaya özgü yemek ikramı söz konusu olur, fakat Bülent Ecevit il başkanlığında. Bir şekilde Ecevit'i Yeni Adana Gazetesine getirmeleri gerekiyor...
Diyorlar ki; 'Sayın Ecevit'e gazeteye röportaj vermeniz gerekiyor diye haber gönderelim.' Bu fikre Rahşan Ecevit, "Sakın Bülent bey'i böyle kurguyla çağırmayın, çok üzülür" dese de..bu kurguyla Sayın Ecevit Yeni Adana Gazetesine davet edilir.
Bülent Ecevit, kendi geçmişi de gazetecilikten gelme artı çok naif bir lider, hiç geri çevirir mi böyle bir isteği..!
Hemen yurttaşlardan izin isteyerek İl Başkanlığı yakınında olan Yeni Adana Gazetesi'nin olduğu adrese gider ve orada karşılandıktan sonra yemek davetini yapacak olan gazete imtiyaz sahibi "Efendim yemek siparişi vermiştik ve sizi de ancak bu mazeretle yemeğe davet edebilirdik"der.
Bülent Ecevit, o kadar çok üzülür ki "Keşke bana bunu yapmasaydınız.İl Başkanlığı'nda Adanalı yurttaşlarımızla gündem değerlendirmesi yapıyorduk, sohbet tadında çay içiyorduk" der ve o yemeğe katılmadan İl Başkanlığına döner.
Hikmet Uluğbay, 1997'de güvenoyu alan DSP hükümetinin Milli Eğitim Bakanı'dır ve bakanlığının ilk ziyaret noktası da Akşehir'dir.Akşehir'de o günün proğramı: Ortaköy İlköğretim Okulu açılışı, Nasreddin Hoca Özel Eğitim Uygulama Okulu açılışı, Zübeyde Hanım Anaokulu açılışı...Sayın Uluğbay, Ortaköy'de ayran içiyor, Nasreddin Hoca Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda çay, Zübeyde Hanım Anaokulu açılışında çay ve parti binası ziyaretinde Akşehir'li hemşehrilerimizle çay sohbeti ederken, önceden hazırlanmış hediyelik çileği araç şoförü asla araca koydurmaz ve der ki "Sayın bakanın bizzat talimatı var. Beni mesleğimden edersiniz."
Velhasılı hediye çileği makam aracına koyabilmek için bakandan izin istenir.
Hikmet Uluğbay, "Arkadaşlar benim annem öğretmendir. Bende bir öğretmen annenin evladıyım. Bu görev bana tebliğ edildiğinde inanılmaz mutlu oldum. Bakan olarak ilk ziyaret noktam da Akşehir dir. Buradan da o kadar çok büyük bir mutluluk ve görev heyecanıyla ayrılıyorum ki; lütfen benim bu mutluluğumu, heyecanımı kırmayın. Nerede o çilek paketi?" der "Mümkünse getirirmisiniz o paketi" dedikten sonra çileği kendi elleriyle oradaki kalabalığa ikram eder.
Kaymakamlık ziyareti sonrası daha önceden programlanmış yemek davetini dönemin İlçe Başkanı Vural Çelik yapar.
Hikmet Uluğbay, "Arkadaşlar devlet bana yolluğumu da yemek paramı da veriyor. Ne olur görev heyecanımı kırmayın" der ve teşekkür ederek Akşehir'den ayrılır.
Nezaketin hoşgörünün tartışılmadığı o günlerde Bülent Ecevit, yazar kasa atan vatandaşa korumaların müdahalesi esnasında "Lütfen arkadaşlar yurttaşımızı incitmeyin" demişti.
O günlerden bu güne geldiğimiz yer...
Sayın Erdoğan, "Ben 85 milyonun cumhurbaşkanıyım" diyor ama kendisini eleştirenlere "İnsan müsveddesi, ananı da al git, terbiyesiz, namussuz, haysiyetsiz, alçak, sapık, şerefsiz, haşhaşi, nebbaş, pislik, tezek, çürük, zürriyetsiz, morg bekçisi, vatan haini, kelle, makyaj yapan kadının kaportası bozuktur, nankör, çürük, sürtük, illet, zillet" diyor.
Evet nereden nereye! Ne vakit geldik biz bu noktaya?




YORUMLAR