Kalbin Kaç Kemiği Var?

Kürşad TUNCALI pozitifenerjim@gmail.com

"Neyim olursan ol,
hayal kırıklığım olma.
Orası çok kalabalık,
seni tanıyamam..."
Özdemir Asaf, dört satırla insan ömrüne sığan en büyük gerçeği söylemişti belki de.Hayatımızın en büyük acıları, bize kötülük eden yabancılardan gelmiyor. En ağır darbeleri, bir zamanlar gözümüz kapalı güvendiğimiz insanlar indiriyor. Çünkü insan, tanımadığı birinden incinmiyor; tanıdığını sandığından kırılıyor.

Nazım Hikmet ise başka bir yerden sesleniyor:
"Bir kalbe bahar gibi uğrayıp, kış gibi gitme..."

Ne kadar zarif bir nasihat... Ama ne yazık ki bu çağ, bahar gibi gelip kış gibi giden insanların çağı oldu. Kimisi bir mesajla giriyor hayatımıza, bir sessizlikle çıkıyor. Kimisi en güzel cümleleri kuruyor, sonra en ağır suskunlukları bırakıyor geriye.

Ve insan, en çok yarım bırakıldığı yerde büyüyor.
Bir gün anlıyorsunuz ki mesele terk edilmek değil. Mesele, siz hâlâ aynı yerde dururken, karşınızdakinin sizden çok önce gitmiş olması. Bazen bunu bir bakıştan anlarsınız, bazen eksilen bir cümleden... Bazen de yıllarca fark edemezsiniz.

Bir zamanlar çayınıza şekeri atan, karıştıran eller vardır. Sonra bir gün şeker atmayı bırakırlar. Siz bunu dalgınlık sanırsınız. Meğer ayrılık o gün başlamıştır da siz sadece vedanın tarihini yanlış ezberlemişsinizdir.

İnsanların çoğu gitmeden önce sevgiyi bırakıyor. Önce ilgisi eksiliyor, sonra sesi, sonra merakı... En son kendisi gidiyor. Biz ise hep son kapının kapanışını ayrılık sanıyoruz.

Oysa bazı vedalar, bavullar toplanmadan çok önce yaşanıyor.

Sonra biri çıkıp, "Kalbin kemiği yok." diyor.
Doğru...
Kalbin kemiği yok belki.
Ama hevesle yürüdüğünüz bir yolda bir başınıza kalın bakalım...Her sabah günaydın demeye alıştığınız sessizlikle uyanın. Bir fotoğrafı silmeye kıyamayın. Bir şarkıyı yarıda kapatın.
Bir şehre, bir sokağa, bir çay bardağına bile bakamaz hâle gelin.
O zaman anlarsınız...

Kalbin kemiği yokmuş belki ama en zor kırılan yerimiz de orası değil.
En zor iyileşen yerimiz .Çünkü kırılan kemik kaynar.
Kırılan kalp yaşamaya devam eder.
Eksik.
Sessiz.
Ve biraz da kimseye belli etmeden...Belki de bu yüzden insanın en büyük duası artık mutluluk değil. Karşısına çıkan hiç kimsenin, bir hayal kırıklığı olmamasıdır. Çünkü hayatta en kalabalık yerler; mezarlar değil, kırılmış kalplerdir.