Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…

SEVİL KÖSE sevil.kose.mehmet@hotmail.com

Bir avcı bahçesinde güzel güzel öten bir kuşa denk gelir. Kuşu avcunun içine alır. Kuş dile gelir. Ey avcı sen ki, ne koyunlar, ne hayvanlar, ne avlar gelip geçti elinden, şimdi benim gibi bir minik kuşun etine mi kaldın. Beni bırakırsan sana ömründe hiç duymayacağın üç ögüt veririm. Avcı teklifi kabul eder.

Kuş ilk önce
 ‘’ Elden çıkıp giden şey için asla pişman olma, arkasından üzülme’’
Avcı kuşu serbest bırakır, kuş gider bir dalın tepesine konar ve oradan avcıya seslenir.
‘’Olmayacak bir şey ,akla mantığa sığmayan bir söze  asla inanma’’
Kuş, avcıya döner ve gülerek şöyle seslenir.
Ah be avcı, karnımda dev gibi bir inci vardı, beni saldın, inciden oldun, çok zengin bir adam olacaktın’’
Avcı dizlerini dövmeye başlar. Bari üçüncü öğüdü de söyle diye kuşa yalvarır.
Kuş, karşı tepeden avcıya seslenir.
Sen daha verdiğim ilk öğüdümü bile tutmadın, daha sana ne diyeceğim ki.
Giden şey için üzülme dedim, dinlemedin
Akla sığmayan sözlere inanma dedim, dinlemedin
Benim bu küçücük karnımda dev gibi inci ne arasın, her söze inanıyorsun.
Üçüncü öğüdüm şudur.
Eğer teslimiyet içinde olmazsan, bildiğin tüm doğrular bile sana yük olur.
İşte insanın sınavı buradan geçiyor. Her şeyi insan kendi kontrol edemiyor, bazen de yükleri sırtından indirmek için teslimiyet gerekiyor. İnsanın elinden gelen şeyler vardır, gelemeyen şeyler vardır. Bunu kendi üzerine sarınıp yük etmektense, teslim olup, olan bitene biraz da seyirci olmak lazım gelir.
Bu yükler altında insan kendini yoğun hissettiğinde, bilmelidir ki teslimiyet yolun yarısından çoğunu yürümektir.

"Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını ‘’ Hz Mevlana

İşte bu bakış açıcı teslimiyetten doğan ve umudu dile getiren sözlerdir.
Bir şey oluyorsa da, olmuyorsa da bilin ki sizin hayrınızadır diyor Mevlana.
Bu olmadı, şu olmadı derken gerçeği kaçırıyoruz. Gerçek olanın bitenin bütününe baktığınızda daha çok anlaşılır olacaktır.

Sizin belki de üzüldüğünüz bir olay, sizin kurtuluşunuza vesile olmuş olabilir. Zira üzüldüğünüz olayların size işaretleri önceden gelir. Siz bu işaretleri fark ettiğiniz de hemen teslim olmayı ve teslimiyetin sizi kurtaracağını bilmelisiniz.

Hodri meydan size. Sizi üzen bir olay yaşadığınızda ters köşe yapın bakalım, sonuç ne halde olacak. Belki de o an yaşadığınız sizi üzen bir olayı bine katlamamış olacaksınız.
Kuş hikayesinde olduğu gibi, elinizden kaçan fırsata üzülmemek, acele etmemek, her söze inanmamak ve olan bitene sizin hayrınıza olacak şekilde teslim olmak lazım gelir.
Geleceğin size ne getirip ne götüreceğinizi tam olarak bilemezsiniz. Hayat tecrübelerden oluşan bir yoldur. Tecrübe ile sabitlediğiniz tüm olayları gözden geçirdiğinizde, ürküttüğünüz koyunlar, koyun olmaktan vazgeçmez, onlar yine onları güdecek bir çobana ihtiyaç duyarlar unutmayınız.

‘’Hayata karşı bir direnç göstermemek ve anın içerdiği bilgelikle akmayı öğrenmektir. ‘’ Eckhart Tolle

Şimdiye direnç göstermek yerine, zihinsel bir karşı duruşla olanı biteni göğüslemek. Şimdi ki anı kabul ettiğinizde, zaman sizi yormadan gelecekte yaşanacak her şeyi önünüze serer. Kendini kabul, teslimiyet  hayatınızı kolaylaştırır. Tek başına yaşamadığımız ve sürekli insan ilişkileri arasında olduğumuz bu yaşamda. İnsan hayatını kolaylaştıracak zihin odaklı, kabul odaklı, teslimiyet odaklı düşünebilirse eğer, zaman o insana ne kadar da haklı olduğunu gösterecektir.

‘’Hak, şerleri hayreyler , Zannetme ki gayr eyler. Arif ânı seyreyler, Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler  ‘’Erzurumlu İbrahim Hakkı