Tek ayak üstünde duran cezalı çocuk gibiyim
Ne zaman şiir desem sonundan başlıyorum
Yüklemi, öznesi, tümleci karıştı, pastoral firarda
Kafadan bir nokta koydum kekeme kelimelere.....
Siz ortasından okuyun
Yok bir dilin yaralı sancısı bu
Ağustos sıcağından beter
Eylül yağmurundan daha öfkeli
Boşlukta sallanan el gibi sallanıyorum
Yol bu, gidilir dedim
Bir gittim, pir geldim...
Oyalandığın dünya, oyalandığım dünya yalan
Susma hakkımı kullanıyorum bağıra bağıra
İşte daha ne diyeyim ki
Defterin kenar süsü
Kitabın ayraç koyulmuş sayfası
Kalemin kırık ucu
Dilin pası
Anamın yası
Denizin yosun tutan taşıyım
Varlığımda, yokluğumda aynı denize
Martıların uçuşu başımda beyhude tur
Mavinin maviye haykırışını duymaz taşlar
Var say ki Titanik’in kırılmış kalbiyim
Tuzlu sular akıyor kalbimin kurnasından
Denizin yedi kat altında can çekişiyorum
Bağırmadan usulca suyun kulağına söylüyorum
Hayatın değeri, ölümden ötürü biliyor musun ?


YORUMLAR