HASAN UKDEM

HASAN UKDEM

[email protected]

DÜN, BUGÜN VE SEN

03 Mart 2026 - 22:49


Devrildi çocukluk yıllarım
Kalbur saman içinde bir masal oldu
Takvim yapraklarının altında kaldı renkli bilyelerim
Büyüdüm, içimde acılar filizlendi
Yedi cüceler Pamuk Prensesi unuttu
Keloğlan kendi hikayesinde değil
Huzurla uyuduğum geceleri bulamıyorum
Hiçbir şey eski adresinde değil

At arabaları, kağnılar
Eşek sırtında sevimli insanlar
Bir bir geçip gittiler
Şu çilekeş caddeden
Cumbalı pencereler,
Yaz akşamlarının sohbet yerleri 
O çiçekli avlular yok artık
Bir bir yıkıldı 
Aşı boyalı kerpiç evler
Nazik insanlarla birlikte.
Yok oldu güzel olan ne varsa
Kim bilir hangi beton yığınının altında
O Hıdırellezlerde toplandığımız
Ve hep top oynadığımız arsa
İnsanlar bile eski neşesinde değil
Aramak güzel ama
Hiçbir şey eski adresinde değil

Unutmak mümkün mü o günleri
Gündüzlerimiz gündüz
Gecelerimiz geceydi
Bütün mahalle birden mutlu olurduk
Hayatımız imeceydi.
Parayı bilmezdik
Amaç gönül kazanmaktı
Hep birlikte yapılırdı
Gelin getirmeler,
Sünnet düğünleri...
Ne kadar başkaydı
Namazla başlayan bayram günleri
Sevince boyanırdı sokaklar, caddeler
Tehlikeli değildi sanki
Patlayıcı maddeler
Tadı vardı hüzünlerin bile
Şimdi gönüller o hevesinde değil
Gidip görmenin imkânı yok
Hiçbir şey eski adresinde değil

Yaşlanmış simitçi Ahmet amca
Ali abi elma şekeri satmayı bırakmış
Pastane açmış dondurmacı Selim 
Kim bilir nerdeler şimdi
İsimlerini bile unuttuğum
-Kenger sakız, çörekotu-
Diye bağıran o yaşlı adam
Turşucu, çimenci, sütçü
Ve o mahalle bakkalımız...
Simalarını bir bir hafızamda tuttuğum
Çocukluğumdan gençliğime
Benimle yaşayan o çizilemez portreler
Kaç komşumuz göç etti büyük şehirlere
Kaç komşumuz ülkesinde değil
Ne oldu bütün o altın kalplere
Hiçbir şey eski adresinde değil

O günler bir hatıra,
Bir özleyiş şimdi
Hiçbir şeyi aklım almıyor bugün
İnsanlar öfke dolu
Her yerde taraflılık
Her yerde didişmeler
Sevdalar destanlarda kaldı
Şehvet renginde 
Şimdi sevişmeler
Kızlar erkek gibi
Erkeklerde bir başka tuhaflık
Şarkılar bile eski nağmesinde değil
İstemek yetmiyor artık
Hiçbir şey eski adresinde değil

Depremler oluyor 
Ülkemin şehirlerinde
Toprak kımıldamadan
Yer sarsılmadan.
Bizim insanlarımızı
Azgın rüzgarlar sürüklüyor
Yaprak kımıldamadan
Hava tozumadan.
Uyuşturuluyor beyinler
Kararlar satılıyor...
Dedelerin kulağı ezan sesinde değil
Nineler masal anlatmıyor gayrı
Hiçbir şey eski adresinde değil

Dinlediğim öyküler geliyor aklıma
Dinlediğim destanlar...
Tahir ile Zühre geliyor
Özlediğim, aradığım maziden
En çok hasretini çektiğim
Birde sen varsın...
Kâh mavi gökyüzümde güneş
Kâh beyaz beyaz uçuşan karsın. 
Gül yapraklarında yazılı aşkımız
Güzel günlerde çizili
O haz, o heyecan, o coşkumuz
Bak işte
Bu şehir gibi
Bu ülke gibi
Karmakarışık hislerimiz
Koskoca bir hezimet oldu kuşkumuz
Sen şimdi bilmediğim bir mahallede,
Bir evde gelinsin...
O güzel bakışlarınla değil sadece
Sıcaklığınla da elinsin...
Belki yoksun artık benim için
Ama geçmişinle ruhumdasın 
Yüreğinle benimsin...
Her gün, her gece giderim ben
Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği
O tarifi imkânsız yıllara.
Yine bakışırız seninle uzun uzun
Nasıl hayalde kaldığını görürüm
Mutluluğumuzun...
Biliyorum, o ev yıkıldı
O seni gizleyen tül 
Ve o esmer gül penceresinde değil
Olsun 
Zaten hiçbir şey eski adresinde değil

Biliyorum 
Ne o günler yaşanır yeniden
Ne o mahalle canlanır,
Ne de sen, o sen olabilirsin.
Ama o günleri ve seni özleyen bir ben varım
Benim umut ağacım da döktü yapraklarını
Yeni bir bahar beklemek yok artık 
Gözlerim gözlerin gibi kara bulutlarda
Artık gökyüzü o güzel mavisinde değil
Bugün sen de bulamayabilirsin beni
Hiçbir şey eski adresinde değil...

YORUMLAR

  • 0 Yorum