On yılı aşan uzun bir aradan sonra, bu yaz nihayet çok sevdiğim Meram’a, Konya'nın bağları ve türküleri ile ünlü bu güzel ilçesine geri taşındım. İlk niyetim; bunca yılın ardından Meram’da karşılaştığım beklenmedik altyapı sorunlarını, bozulan yolları ve mahalle aralarındaki aksaklıkları kaleme almaktı. Ancak bir yazar ve bir Kültür Sanat Derneği Başkanı olarak, kalemimi , öncelikle ilçedeki "kültürel kuraklık" havasına , bu hayati eksikliğe çevirmek zorunda hissettim. Meram, fiziksel olarak devasa kentsel dönüşüm hamleleriyle büyürken ne yazık ki kültürel ve ruhsal anlamda büyük bir sessizliğe hapsolmuş durumda.
Konya’nın diğer merkez ilçeleriyle kıyaslandığında, Meram’ın kültürel üretim noktasında ne kadar geride kaldığı somut bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Selçuklu Belediyesi; Türk tarihine, sanatına ve mimarisine ışık tutan devasa prestij eserler, akademik seriler ve referans kaynaklar yayınlayarak şehre kalıcı bir kütüphane mirası bırakırken; Karatay Belediyesi Mevlana kültürü ve geleneksel sanatlar üzerine odaklı, nitelikli bir yayın çizgisi izliyor. Meram Belediyesi’nin kültürel bütçesinin ve emeğinin ise sadece çocuk dergileri ve MEGA projeleri gibi teknik tanıtım bültenlerine sıkışmış olması, 13. yüzyıldan beri ilim ve irfanın merkezi olan bu ilçe için kabul edilemez bir vizyon darlığıdır. Bu sessizliğin en can alıcı örneği ise ilçenin kültürel vitrini olması gereken Tantavi Kültür Sanat Merkezi’dir. Mesleğim gereği şahsen tanık olduğum tablo oldukça düşündürücü: Bağımsız sanat toplulukları veya dernekler bu merkezi kullanmak istediğinde, "takvimimiz dolu" veya "belediyenin özel toplantıları var" denilerek kapıdan çevrilmektedir. Ancak bu gizemli "doluluk" halka veya sanatseverlere asla yansımamaktadır. Eğer bu salonlar iddia edildiği gibi doluysa; neden Meram’da halkın katılabildiği, ruhu olan, ses getiren tek bir kapsamlı kültürel etkinliğe rastlamıyoruz? Tantavi’nin sadece "yakın tanıdık" gruplara veya protokol ağırlamalarına tahsis edilmesi, kamu malının şeffaf ve adil yönetilmediğinin açık bir göstergesidir.
Meram Belediyesi, kültürel vizyonunu büyük oranda robotik kodlama, e-spor ve dijital projelerden oluşan bir "teknik hizmet" anlayışına indirgemiştir. Elbette genç nesli teknolojiyle buluşturmak kıymetlidir; fakat Meram’ın kimliğini oluşturan şey sadece çipler değil, edebiyattır, tarihtir ve yüksek sanattır. Belediye bütçesinin aslan payını alan Şükran Mahallesi gibi devasa kentsel dönüşüm hamleleri, eğer güçlü bir kültürel içerikle taçlandırılmazsa; Meram, sadece modern binalardan oluşan, ruhunu kaybetmiş bir beton yığınına dönüşme riskiyle karşı karşıyadır.
Nihayetinde bu tablo, Meram Belediye Başkanı Sayın Mustafa Kavuş’un idari ve şehircilik vizyonunun, kültürel mutfaktaki ciddi bir "ekip zayıflığına" kurban gittiğini düşündürüyor. Sayın Başkan’ın enerjisini imar ve altyapı projelerine vermesi anlaşılabilir bir önceliktir; ancak bu durum, kültür yönetiminden sorumlu kadroların niteliksel eksikliğini haklı çıkarmaz. Meram halkı olarak bizler; Sayın Başkan’dan Meram’ın asaletine ve geçmişine yakışacak prestij yayınlar, akademik derinliği olan sempozyumlar ve kapıları tüm halka açık, liyakatle yönetilen kültür platformları bekliyoruz. Meram’ın fiziksel inşası devam ederken, kültürel hafızasının silinmesine izin verilmemelidir. Sayın Kavuş’un bu konudaki aksaklıkları görerek, Meram’ın ruhunu yeniden Konya’nın vitrini haline getirecek adımları atmasını diliyoruz.

YORUMLAR