BAŞKAN ÇIĞ: DENETİM Mİ İHMAL Mİ?

Akşehir Görmeyenleri Koruma Derneği Temsilcisi Hüseyin Çığ, ilçedeki ekmek üretimi ve fırın denetimlerine ilişkin kamuoyuna dikkat çeken bir açıklama yaptı. Çığ, özellikle görme engelli bireylerin gıda güvenliğinde denetime güvenmek zorunda olduğunu belirterek, yetkililere şeffaflık çağrısında bulundu.


BAŞKAN ÇIĞ: DENETİM Mİ İHMAL Mİ?

Akşehir Görmeyenleri Koruma Derneği Temsilcisi Hüseyin Çığ, kamuoyuyla paylaştığı açıklamada ilçede ekmek ve fırın denetimlerinin yeterliliğini sorguladı. Derneğe ulaşan şikâyetlerin önemli bir bölümünün ekmek ve temel gıda ürünleriyle ilgili olduğunu ifade eden Çığ, bu durumun artık bireysel şikâyet olmanın ötesine geçtiğini söyledi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Herkesin Sofrasındaki Ekmek Üzerine Bazı ilçelerde ekmek denetlenir. Bazı ilçelerde fırın denetlenir. Bazılarında ise yalnızca şikâyet geldiğinde hatırlanır, adına da “periyodik denetim” denir. Bizim ilçemizde hangisi yaşanıyor, artık sormak gerekiyor. Derneğimizin kapısına bakıyoruz. Şikâyet var, ekmek. Başvuru var, yine ekmek. Anlatılan var, yine aynı temel gıda. Bu artık “duyduk” denilecek bir mesele değil. Derneğimizin kapısında anlatılıyor. Şikâyet defterinde duruyor. Her hafta yeniden tekrar ediyor. Sorular hâlâ aynı, cevaplar hâlâ ortada yok: Bu fırınlar ne sıklıkla denetleniyor? Denetleniyorsa sonuçları kamuoyuyla paylaşılıyor mu? Denetlenmiyorsa hangi mazeret öne sürülüyor? Çalışanların sağlık raporları düzenli kontrol ediliyor mu, yoksa bu da mı kapalı kapılar ardında bir mesele? Gıda güvenliği söz konusuysa, bu bir tercih meselesi değildir, kamu sağlığı meselesidir. Kamu sağlığında esas olan güvencedir, şans değil. Mesele bir fırının hata yapması değildir. Mesele, aynı hataların yıllardır denetimsiz tekrar etmesidir. Bu ilçede denetim yapacak kurum yok mu? Hijyen eğitimi almamış personel çalıştırmanın bir yaptırımı yok mu? Yıllardır aynı şikâyetleri dinleyen kurumlar bu tabloyu görmüyor mu? Yoksa mesele imkânsızlık değil de, önceliksizlik midir? Gıda güvenliği herkes için bir haktır. Ama bu hak, herkes için aynı şekilde işlemiyor. Gören bir vatandaş, ekmeğin içinden çıkan yabancı bir maddeyi fark eder, kenara ayırır, müdahale eder. Görme engelli bir vatandaşımız için bu imkân yoktur. O, elindeki ekmeğe güvenmek zorundadır. Çünkü göremediği şeye karşı tek güvencesi, üreticinin özeni ve devletin denetimidir. Bu güvence sağlanmadığında, bütün risk görme engelli vatandaşımızın üzerinde kalır. Eğer bu denetimsizlik bir kaynak sorunuysa, açıklanmalıdır. Eğer bir ihmal ısrarla sürdürülüyorsa, hesabı verilmelidir. Eğer hiçbir eksiklik yoksa, bunun şeffaflığı kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Biz kimseyi doğrudan suçlamıyoruz. Biz sadece görme engelli vatandaşlarımız adına soruyoruz: Gerekli denetim yapılmadığı için zarar gören bir vatandaşımızın vebalini ve kusurunu kim üstlenecektir? Bu sorumluluğu belediye mi taşıyacaktır, ilgili bakanlık mı, yoksa hiç kimse mi? Ekmek, ayrımsız her vatandaşımızın güvenle tüketebileceği bir gıda olmalıdır. Aksi hâlde ortada bir gıda güvenliği politikası değil, en savunmasız vatandaşın riski üstlendiği bir kayıtsızlık vardır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.