PARADOKS

YÜKSEL KÖKER yukselkoker58@gmail.com

Ne yazılması gerekirse ondan yazarak biriken tükenmișliği bir an'a resmeder misin? Bu ne mümkün, çünkü tükenmişlik devam ediyor ve cehennemin dibini görmeden imkansız. 

"Ne yani; böylesi korkunç bir dünyanın, bir de cehennemi mi var?" boşuna mı sormuş bu soruyu düşünür? Hayır. Bu dünyanın cehennemine dair sorular, insanın kendine sormaktan çekindiği en sahici meselelerin başında gelir, çünkü bu sorunun cevabı; uzak bir bilinmezden çok; tam buraya, tam şu an'a dokunur! 

Eğer çoğu insana, "Dünyaya gelmeden önce sana sorulsaydı, gelir miydin?" kahir ekserinin cevabı "hayır" olurdu. Acının, adaletsizliğin ve kaybın böylesine açık ve keskin hissedildiği bir yere kim bile isteye adım atmak isterdi? Ancak dünyada oldukları sırada, "Gitmek tamamen senin elinde, bu dünyadan git" denseydi, yine kahir ekseri gitmezdi. İşte paradoks burada başlıyor... Gelmeyi istemeyen irade, gitmeyi de istemiyor.

İnsan, acıdan şikâyet ederken bile varlığından vazgeçmez; cehennemden yakınır ama ateşin içinden çıkmaya cesaret edemez. Bu dünya yalnızca bir ıstırap yeri değil; aynı zamanda bağlılıkların, umutların, alışkanlıkların ve korkuların iç içe geçtiği sakıncalı bir durak... İnsan, tanıdığı cehennemi, keşfedilmemiş bir kurtuluş ihtimaline yeğler, çünkü bilinmeyenle yüzleşmek, tanıdık acının getirdiği güvenlik hissinden daha ürkütücüdür.

Yeşil Yol filmindeki replik öyle boşuna sarsmaz insanı: "Öyle olaylar oluyor ki, Tanrı buna neden izin veriyor, anlamıyorum." Ancak buradaki esas soru yöneltilen Tanrı değil, aslında hayattır. Bir anlam arayışında olan insanın, anlamsızlık karşısındaki çaresizliğidir. Belki de bu dünyanın gerçek cehennemi, olayların kendisi değil; bu olayların neden yaşandığını bilme ihtiyacımızdır, çünkü bazen cevapsızlık, yangının bile ötesinde bir acı verir.

İşte paradoks... İnsan bu dünyadan memnun değildir ama yokluğunu göze de alamaz. Cehennemi sorgular ama yine de cenneti elde etmeyi sürekli erteler. Gitmekten söz eder, ancak kalmak için sayısız bahane bulur. Belki de bu yüzden bu dünyanın cehennemi vardır, çünkü insan ne tamamen gitmeye yüreklenebilir ne de gerçekten kalmaya razı olur.