Huzurumuzun Teminatı: Emniyet Mensuplarımıza Minnet ve Şükranlarımızla

İbrahim Günay xcygnay@hotmail.com



Geçtiğimiz günlerde Konya’mızda üst üste yaşanan ve bizleri derinden üzen hadisede polis memurlarımıza yönelik sözlü ve fiziksel saldırıda bulunulmuş, olay duyulur duyulmaz Türkiye gündemine oturmuştu. Konya Valiliği ve Konya İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamalarda konuyla ilgili tahkikatın devam ettiği bildirildi. Sosyal medya platformlarında emniyet güçlerimize olan desteği takdirle karşılıyorum. Huzur şehri Konya’mızın adının bu şekilde gündeme gelmesini arzu etmezdim. Konya Valimiz Sayın İbrahim Akın’ın protokol imza töreninde sarf ettiği şu sözler gerçekten çok anlamlı. Mesai kavramının ötesine geçerek görev yapan emniyet güçlerimize yönelik olarak “Emniyetin sadece bir güvenlik gücü değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve huzurun da teminatı olduğunu” söylemişlerdi. Ben de, huzurumuzun tesisinde gece gündüz demeden canı pahasına görev yapan kıymetli emniyet mensuplarımıza şükranlarımı arz ediyorum.

Günlük hayatımızın koşuşturmacasında, gecenin sessizliğinde ya da kalabalık caddelerde, gözümüzün önünde veya belki de hiç görmediğimiz bir yerde, huzurumuz için durmaksızın çalışan kahramanlar var: Emniyet mensuplarımız. Onlar, canlarını ortaya koyarak güvenliğimizi sağlayan, ülkemizin ve toplumumuzun direkleri. Bugün, onların fedakârca yürüttükleri bu kutsal göreve olan minnet ve şükran borcumuzu bir kez daha dile getirmek istiyorum.

Bir ülkenin en temel ihtiyaçlarından biri, hiç şüphesiz ki güvenliktir. Vatandaşların huzur içinde yaşayabilmesi, ekonominin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi, çocukların geleceğe güvenle bakabilmesi; tüm bunlar, emniyet teşkilatımızın kararlı ve cesur duruşu sayesinde mümkün olur. Onlar, suçla mücadele ederken, asayişi temin ederken, trafik düzenini sağlarken, terörün karanlık yüzüne karşı dimdik dururken, kendi hayatlarından ve ailelerinden fedakârlık ediyorlar. Her gün, evlerinden çıkarken "acaba geri dönebilecek miyim?" endişesi taşımadan, sadece ve sadece görev bilinciyle hareket eden bu yüce insanlar, bizlerin rahat bir nefes alabilmesi için kalkan oluyorlar.

Bir olay anında ilk ulaşan, bir felakette en önde koşan, bir mağdurun imdadına yetişen hep onlar. Toplumsal olaylarda sağduyuyu, düzeni ve adaleti sağlamak için gece gündüz demeden çalışan emniyet güçlerimiz, aslında bizlerin göremediği nice zorluğa göğüs geriyorlar. Psikolojik baskılar, fiziksel yorgunluklar, tehditler ve hatta canlarına kastedilen durumlar... Tüm bunlara rağmen mesleklerine olan bağlılıklarından ve vatan sevgilerinden asla ödün vermiyorlar. Onların bu özverili çalışmaları sayesinde evimizde rahatça uyuyabiliyor, sokaklarda güvenle gezebiliyor, çocuklarımızı okula endişe duymadan gönderebiliyoruz.

Bizler, sıradan bir gün yaşarken, onlar belki de en zorlu operasyonlardan birini yürütüyor, belki de bir suçluyu adalete teslim etmek için tüm güçleriyle çalışıyorlar. Onların omuzlarındaki yükün ağırlığını tam olarak idrak etmek belki de mümkün değil. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, bugün sahip olduğumuz huzur, onların canları pahasına sağladığı bir lütuftur.

Emniyet mensuplarımıza karşı sadece sözlü değil, aynı zamanda fiili olarak da destek olma sorumluluğumuz var. Onların görevlerini daha etkin bir şekilde yerine getirebilmeleri için gerekli koşulların sağlanması, özlük haklarının iyileştirilmesi ve en önemlisi, her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki, onların güçlü olması, bizim güvenliğimizin de güvencesidir.

Bu vesileyle, vatanımızın huzuru ve güvenliği için kahramanca görev yapan tüm emniyet mensuplarımıza, şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifa ve hayatta olanlara sağlık, başarı ve esenlik diliyorum. Onlara olan minnet ve şükran borcumuzu asla unutmayacağız. Var olun, sağ olun!