SAVAŞLAR OLMASIN

DOĞAN ARISOY dogan-arisoy@hotmail.com

Yeryüzü insan için yaratıldı; merhametle, adaletle ve kardeşlikle yaşansın diye. Fakat ne yazık ki insanlık tarihi aynı zamanda savaşların, gözyaşlarının ve acıların da tarihidir. Her savaşta sadece şehirler yıkılmaz; umutlar yıkılır, ocaklar söner, anaların yüreği yanar. Toprağa düşen her canla birlikte insanlığın vicdanı da biraz daha yaralanır.

Savaşın kazananı yoktur. Savaşta kazanan gibi görünenler bile aslında kaybeder. Çünkü geride kalan mezarlar, yetim kalan çocuklar ve ömür boyu dinmeyen acılar vardır. Bir annenin evladını toprağa vermesinin tarif edilebilecek bir tarafı yoktur. Bir çocuğun babasız büyümesinin telafisi yoktur. İşte bu yüzden gönüllerimizden yükselen en samimi dua şudur: Savaşlar olmasın.

Bizim medeniyetimizde insan hayatı çok değerlidir. Dinimiz bir insanın hayatını kurtarmayı bütün insanlığı kurtarmak gibi görür. Çünkü her insan bir âlemdir. Her insanın bir annesi, bir babası, bir hayali ve bir duası vardır. Bu yüzden savaş sadece insanı değil, insanlığın kendisini yaralar.
Tarih boyunca nice savaşlar yaşandı. Nice şehirler yakıldı, nice masum canlar toprağa düştü. Çocuklar oyuncaklarıyla değil, korkularıyla büyüdü. Anneler evlatlarının sesini değil, bombaların sesini duydu. İşte insanlık bu acıları tekrar tekrar yaşamamak için aklını, vicdanını ve merhametini diri tutmalıdır.

Elbette vatan söz konusu olduğunda milletler kendini savunur. Tarihimiz bunun en açık örnekleriyle doludur. Bu millet, Çanakkale’de vatanı için canını veren kahramanlarıyla destan yazmıştır. O savaş bir işgal karşısında verilen bir var olma mücadelesiydi. Ama hiç kimse savaş olsun diye dua etmedi; herkes barışın, huzurun ve selametin hâkim olmasını istedi.

Çünkü biz biliriz ki gerçek güç, yıkmakta değil yaşatmaktadır. Gerçek zafer, kan dökmekte değil gönül kazanmaktadır. Bir çocuğun gülümsemesi, bin top sesinden daha değerlidir. Bir annenin duası, orduların gücünden daha kıymetlidir.

Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar savaşın acısını yaşıyor. Evler yıkılıyor, şehirler harabeye dönüyor, masum insanlar hayatını kaybediyor. Oysa dünya herkese yetecek kadar geniştir. İnsanlar barış içinde yaşayabilecek kadar akıllı ve merhametli olmalıdır.

Bizim dileğimiz nettir: İnsanlar silaha değil söze sarılsın. Öfkeye değil merhamete yönelsin. Kin yerine kardeşlik büyüsün. Çünkü barış olduğunda şehirler yaşar, çocuklar güler, anneler dua eder.
Unutmayalım ki barış sadece devletlerin değil, insanların kalbinde başlar. Kalpler merhametle dolarsa savaşların yeri kalmaz.

Gönlümüzden geçen dua şudur:
Allah dünyaya barış nasip etsin. İnsanların kalbine merhamet versin. Milletlere akıl, yöneticilere adalet ihsan etsin. Hiçbir anne evladının acısını yaşamasın, hiçbir çocuk savaşın karanlığıyla büyümesin.

Çünkü en büyük zafer, savaşların olmadığı bir dünyadır.
Ve insanlığın en güzel duası da şudur: Savaşlar olmasın.