ZEYTİN FİDANI VE ADALETİN ATEŞİ.
Bazen bir zeytin fidanı, bazen de mecazlı bir söz, koca bir devleti ayakta tutan hakikati hatırlatır insana. Abbasi Devleti'nin beşinci ve en tanınmış Halifesi Harun Reşid yirmi üç yıl halifelik yaptığı rivayet edilir. Manevi danışmanı olarak bilinen Behlüldane ile birçok ibretlik anıları ve hikayeleri anlatılmaktadır. Siz okurlarıma ibretlik olması hasebiyle anlatılan bu hikayelerden iki tanesini aktarmak istiyorum… .
Bir gün veziriyle birlikte tebdil-i kıyafet ile şehir civarındaki bağları gezerken, yaşlı bir ihtiyarın zeytin fidanları diktiğini görür. İhtiyara takılmak ister: “Baba, zeytin ağacı yıllar sonra meyve verir. Senin yaşın ilerlemiş. Neden uğraşıyorsun? Dinlen, keyfine bak.” İhtiyar, uzaklardaki zeytinlikleri gösterir ve şöyle der: “Şu gördüklerini dedem dikti, onların meyvesini ben yedim. Ben de bunları dikiyorum ki torunlarım zeytinsiz kalmasın.”
Bu söz, Harun Reşid’in kalbine dokunur. Vezirine işaret eder, ihtiyara bir kese altın verilir. İhtiyar gülümser: “Bak, benim zeytinlerim şimdiden meyve verdi. ”Bunun üzerine bir kese altın daha uzatılınca,şu hikmetli söz dökülür dudaklarından: “Şükürler olsun Allah’a! Herkesin zeytini yılda bir ürün verirken, benim fidanlarım bugün iki verdi.”
Harun Reşid, vezirini kolundan tutar ve gülerek uzaklaşırken şöyle der: “Haydi Cafer, biraz daha kalırsak bu ihtiyar bizi parasız bırakacak. ”Bu kıssa bize yalnızca çalışmanın değil, gelecek nesilleri düşünmenin, iz bırakmanın, hayırla anılmanın ne demek olduğunu göstermesi açısından ders alınması gereken bir hikayedir.
Ancak Harun Reşid’in hayatında bir başka rehber daha vardır: Behlül Dane.O, halifenin bir nevi manevi danışmanıdır. Behlüldane; mecazla konuşur, kinayeyle uyarır, ama her sözü hikmet yüklü olduğudur. Bir gün toz toprak içinde sarayın kapısında görülür. Halife Harun Reşid sorar:“Nereden geliyorsun ey Behlül?” “Cehennemden geliyorum. ”“Ne işin vardı orada?” “Ateş lazımdı. Ama cehennemin bekçileri, ‘Burada ateş yoktur; herkes ateşini dünyadan getirir,’ dediler. Bu yüzden eli boş döndüm. ”Halife endişeyle sorar: “Peki ben ne yapayım ki oraya ateş götürmeyeyim?” Behlüldane’nin cevabı kısa ama sarsıcıdır: “Adaletle hükmet. ”İşte mesele budur.
Bir yöneticinin kurtuluşu makamında değil, vicdanındadır. Ateşi söndüren şey, zulümden uzak durmak; cehennemi uzak tutan şey, kul hakkından sakınmaktır. Zeytin fidanı diken ihtiyar bize geleceği, Behlül Dane ise hesabı hatırlatır.
Biri “Benden sonra ne kalacak?” sorusunu sordurur, Diğeri “Benden sonra ne götüreceğim?” diye düşündürür.
Ve insan, bu iki sorunun arasında gerçek kulluğunu inşa eder.
Selam ve Dua ile Kalın…