SAKİN OLUN ! İMTİHANDAYIZ...
Değerli okur kardeşlerim! Üç ayların manevi iklimini teneffüs ettiğimiz zamanın içindeyiz. Mübarek geceler yok, üç aylar diye bir şey yok, farzları kılın yeter sünnet namazları yok diyen, aklı evvellere kanmayın. Bu da bir imtihan çeşididir. Bunlar raydan çıkmış birer bozuk fikirli alım gözüken zavallılardır. Yıllarca İslam'da bu da yok şu da yok diye diye insanları namazdan dinden uzaklaştırdılar. Yetkili otorite de buna ya cılız bir ses yada sessiz kalmaları, insanların kafalarının karışmasına sebebiyet veriyor. Bu da dini yozlaştırmaya çalışanlarım ekmeğine yağ sürüyor. İbadet yapmak istemiyorsanız bari insanları yok deyipte Allah’a yönelmekten uzaklaştırmayın. İnsanları özgürce sayıya takılmadan, kendini zorlamadan Allah’a yönelmeleri kime ne zarar verir. Tersine insanların daha güzel ahlaklı olmaya sevk edeceğini bilmek o kadar da zor değildir. Her günü değerlendirdiğimiz gibi bu mübarek gün ve geceleri de kılabildiğimiz kadar namaz dua ve tövbe etmeye devam edelim. Kimin haklı çıkacağını Ancak Allah bilir. Ayette; “Şüphesiz ki, Rabbin anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir.”(secde suresi 25. ayet) Allah için yaptığımız her hasletin mutlaka mükafatı olacağını bilmemiz gerekiyor
İnsan imtihan için dünyaya gönderilmiştir. Çünkü Allah (c.c): “Mallarınız ve canlarınız hususunda mutlaka imtihan edileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden bir çok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve günahlardan sakınırsanız, elbette bu davranış, yapılmasında azimli ve kararlı olunması gereken en mühim işlerdendir.”( Ali imran suresi 186.ayet )Her kim inansa da inanmasa da bu imtihana tabi tutulacaktır. İnsan, bu dünyaya başıboş bırakılmamıştır. Aklı, iradesi ve vicdanıyla imtihana tabi tutulmuştur. Hayat, görünürde sıradan akıp giderken hakikatte her an yeni bir sınav sunar insana. Kimi zaman bolluk ve zenginlikle, kimi zaman darlık ve yoksullukla, kimi zaman sağlıkla, kimi zaman hastalıkla, kimi zaman sevdikleriyle ,kimi zaman ailesi ve çevresiyle, kimi zaman bulunduğu coğrafyayla, kimi zaman yönetimlerle, kimi zaman imanıyla imtihana tabi tutar. Zira imtihan yalnızca musibetlerle değil, nimetlerle de olur. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bu hakikat açıkça şöyle kelam eder.
“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 155)
İmtihanın en zor tarafı, onun farkında olmadan yaşanmasıdır. İnsan çoğu zaman başına gelenleri tesadüf zanneder; oysa her olay, kulun kalbini, niyetini ve ahlakını ortaya çıkaran bir aynadır. Zenginlik, şükürle mi karşılanır yoksa kibirle mi? Fakirlik, sabırla mı taşınır yoksa isyanla mı? İmtihan, gücün yetmeyeceği yükle gelmez. Rabbimiz, kulunu tanır; neye dayanabileceğini bilir. Ancak imtihanın süresi ve şekli kul için gizlidir. Bu gizlilik, samimiyeti ortaya çıkarır. Zira menfaat için yapılan iyilik, imtihan karşısında çöker; ihlasla yapılan ise kök salar. Asıl imtihan, insanın insanla olan ilişkisinde saklıdır. Haksızlığa uğradığında adaletten sapmamak, gücü varken zulmetmemek, affedebilecek iken intikam peşinde koşmamak. İşte bu noktada imtihan derinleşir. Çünkü nefis konuşur, vicdan buna susmamalıdır.
Sonuç olarak imtihan, kaybetmek değil; olgunlaşmaktır. Her sınav, insanı ya yükseltir ya da uyarır. Kazanan, her zaman rahat eden değil, başına geleni doğru okuyandır. Zira bu dünya bir dershane, insan ise ömür boyu sınava giren bir talebedir. Her imtihanın bir başarı öyküsü veya hüzünlü sonucu vardır. Sabrederek, metanet göstererek, aklı kullanarak sulh ve selamete kavuşmaktır.
Bir derviş, dergahın kapısında günlerce bekler. Şeyh ona ne bir zikir verir ne de bir görev verir. Bir gün dayanamayıp şeyhine sorar :“Efendim, benim imtihanım ne zaman başlayacak ? ”Şeyh eline bir ayna verir ve der ki:“ Bak. ”Derviş aynaya bakar ve kendini görür. Şeyh şöyle söyler ;“İmtihan, nefsini suçlayabildiğin gün başlar. Başkalarını kınadığın sürece, aynaya değil kendini göremediğin bir cama bakarsın. ”Derviş bu olay karşısında mahcup bir halde kala kalır. En ağır imtihan, kulun kendisi ve nefsiyle baş başa kaldığı zamandır.
Allah imtihanımızı kolay kılsın.
Selam ve Dua ile Kalın…