"Millilerimiz Özgüvende Doz Aşımının Kurbanı"
Aileyi Destekleme Derneği (ADED) YK Başkanı Dr. Cemil Paslı Türk Milli Takımı'nın Dünya Kupası'nda aldığı sonuçlar üzerinden aile eğitimine dair açıklama yaptı.
Dr. Paslı açıklamasına şu cümlelerle başladı.
“İnsan başarısında özgüven, zihni arka plan ve sosyal çevre saç ayaklarını oluşturur. Özgüven, zihni arka plan ve sosyal çevreyi de domine ettiği için bu anlamda çok kıymetlidir. Ancak eğer özgüven dozunu aşar da “şişirilmiş ego” ya dönüşürse kişiyi başarısız kılar. Türkiye Futbol Milli Takım oyuncularının yaşadığı yenilgilerin altında çıktıkları her iki maçta da yaşadıkları yenilginin sebebi; özgüven ötesi, şişirilmiş egoların gölgesinde kalmalarıydı. Yeşil Burun Adaları oyuncularının İspanya’dan puan aldığı turnuvada bir devre boyunca 10 kişi oynayan Paraguay’a gol atamamamızın sebebi bu “şişirilmiş egolar”ın ayaklarının sahaya basmamasıydı.”
Dr. Paslı açıklamalarını aile eğitimine bakan yönüne temas ederek devam ettirdi:
“Ülkemizde öncelikle anneler ve sonra babalar erkek çocuklarına zihni arka plan ve sağlam bir sosyal çevreye dayanmayan sahte bir özgüven yüklüyorlar. “Oğlum zeki ama çalışmıyor” gibi altı boş cümlelerle şekillen övgülerle erkek çocuklarını şişirilmiş egonun balonuna bindiriyorlar. Oysa hayat; fizik kuralları ve matematik üzerinden işliyor. İlerleyen zamanda sosyal hayatın içerisinde karşılaştığı ilk zorlukta balonu patlayan genç yüksekten yere düşüyor. Son dönem her alanda tespit edebileceğimi erkek kadın başarı istatistikleri şişirilmiş egoların erkeklere ne kadar zarar verdiğine işaret ediyor.”
Dr. Paslı açıklamasını şu uyarılarla tamamladı:
“Ailede anne babalar erkek ve kız çocuğunu ayırmadan sahip oldukları kabiliyetleri iyi bir gözlem ve uzman desteği alarak tespit etmeli ve somut başarılar üzerinden bir kişilik inşa etmelerine destek vermelidir. Alçak gönüllülüğü, ağır başlılığı, bir başarıya sahip olduklarına şımarmamayı, uçmamayı, ayaklarını yerden kesmemeyi öğretmeliler. Aileler çocuklarına “her çocuk özeldir” ilkesiyle başka çocuklarla kıyaslamadan, gökyüzüne çıkarmadan ya da yerin dibine sokmadan, ayakları yere basan küçük adımlarla zihni arka planlarını derinleştirmeye ve onları domine edecek bir sosyal çevre edinmelerine rehberlik yapmalılar.”