AKŞEHİR'DE KÖY ENSTİTÜLERİ 86. YILINDA ANILDI

Akşehir'de, Köy Enstitülerinin kuruluşunun 86. yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Programa eğitimciler ve vatandaşlar katılırken, etkinlikte Köy Enstitülerinin eğitim sistemi içerisindeki yeri ve önemi ele alındı.

Reklam
Reklam

Programın açılış konuşmasını yapan CHP Akşehir İlçe Başkanı Sevim Uzun, şunları söyledi:

“ Köy enstitüleri Türkiye'nin eğitim tarihindeki en özgün ve ileri görüşlü projelerinden biri olarak kabul edilir. Her şeyiyle bize ait olan bu modelin temelinde iş içinde, iş aracılığı ile eğitim ilkesi yatar. Köy enstitüleri Cumhuriyetin kesilmiş şah damarıdır. Binlerce özlem ve gelecek hayali bu kurumlarla birlikte tarihe gömülmüştür. Kaybedilen sadece yerine bir başkasının konulabileceği basit bir eğitim sistemi değildir, kaybedilen dik durmasını öğrenmiş Anadolu insanıdır.”

 

Köy enstitüleri ile ilgili kitaplarıyla tanınan Gülten Başol ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün köy enstitülerinin kuruluşunun 86. kuruluş günü, 17 Nisan 1940 yılında kuruldu. 1954 yılında Demokrat Parti iktidarında resmen kapatıldı. Bu okulların bunca yıl hiç unutulmamasının bir nedeni var. Gerçek yapılan üretimle eğitimin birleşmesi ile yapılan bir eğitim öğretim kuruluşu olmasıdır. Bu okullardan yetişen öğretmenlerin her iş ellerinden gelirdi. Marangozluğu, demirciliği, ev yapmayı, plan çizmeyi, terziliği, hayvancılığı, tarımı ve aşıyı bilerek öğrenerek köylere öğretmen olarak giderlerdi. Bildiklerini köylüye de öğretirler, onlara her bakımdan örnek olurlardı. İlke şuydu; duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim. Sporun pek çok dalında, halk oyunlarında, müzik aleti çalmakta, resim yapmakta, bol bol kitap okumakta ve el sanatları bölümlerinde çalışmaktaydılar. Böyle eğitim öğretim gören öğrencilerden ne terörist çıkar ne eline silah alarak kendi arkadaşlarını ve öğretmenlerini öldüren biri olur ve ne de kötü insan olarak yaşam zehirleyen biri çıkar. Adeta neredeydik nerelere geldik dedirten ezberci bir eğitim modelinin bir an önce değiştirilmesi, öğretmenlerin ve velilerin seslerine kulak verilmesi, daha da geç olmadan okulların bilimsel metot kullanarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.”

Toplantıda söz alan emekli öğretmen Gazi Yaşar ise,

“Ben öğretmen okulu çıkışlı olmama rağmen köy enstitülerinin değerini iyi bilirim. Sonraki okullarda yetişen öğrenciler de öğretmenler de teori çok, beceri ise hiç yoktu. Elbette böyle eğitimin bir yanı eksik kalacaktı. Köy enstitülerinin kapatılması bir eğitim katliamı demektir. Ağaç katliamı, doğa katliamı da böyledir.” dedi.

Emekli öğretmen Ali Tonguç da,
“Ben eskiden kurulmuş olan 21 köy enstitüsünü de gezip görmüş biriyim. O okullarda şu yazılıydı; ‘Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanamaz.’ İşte köy enstitüleri budur.” dedi.

Emekli öğretmen Mustafa Erten konuşmasında,
“Köy enstitülerinin kapısının kapatılması bir hatadır. Bizim bu eğitim sistemimizi alan ülkeler çoktan kalkınmış ve insan kalitesini artırmışlardır.” dedi.

Emekli kütüphaneci Musa Yakut ise,

“Hiçbir şey yapmadan yaşamak elbette bu topluma bir şey katmayacaktır. Herkes sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir.” şeklinde konuştu.

Sultandağı önceki dönem CHP İlçe Başkanı İsmahan Nergis de konuşmasında,
“Köy enstitülerimizin mimarı ülkemizin kurtarıcısı, kurucusu ve ölümsüz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk ile fikir babası İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’tur. Amaçları ise 5 yıllık karma eğitim süresi içinde köy çocuklarını eğitip öğretmek, kırsal kalkınmayı sağlayıp köylüyü modern tarımla tanıştırmak, köyden kopmadan köylünün, köylerin sorunlarını çözebilen aydınlar yetiştirmekti. Köy enstitüleri taklit değil, Türk buluşudur. 40 bin köyümüz vardı, 40 bin öğretmene ihtiyaç vardı. Ama emperyalistlerin, toprak ağalarının, Cumhuriyet düşmanlarının dayatması yüzünden kapatıldı. Yarım kalmış bir eğitim devrimidir.” dedi.

Program, şiir dinletileri ve Köy Enstitüleri belgesel gösterimi ile devam ederken, Gülten Başol katılımcılar için kitaplarını imzaladı.


1/1